harici haber

Türkiye:Oryantalist Merceği Kıran Ülke

12 haziran seçimleri sonuçlarından dolayı şok geçirenler, sadece Türkiye’de değil. Batı medyasında da bir curcuna, gırgır gidiyor ki, sormayın. Bizim basınımız, homojen bir şekilde “Batıdan övgü gelsin torbadan olsun”  edasıyla “saygın” Avrupa ve ABD dergi ve gazetelerinin ülkemiz ile ilgili attıkları başlıkları hemen çeviriyorlar. Ancak dikkat edilmesi gereken bir durum var, öyle ülkemizin demokrasisine hayran olduklarından filan değil bu “yükselen-süper-güç-Türkiye” başlıkları. Kendi içlerindeki belli odakları uyarmaya yönelik: “Müslüman bir ülke güçlenip tekrar bütün İslam dünyasını birleştirir mi? Birleştirirse, yandık, en son böyle bir şey olduğunda orta-doğu zenginliklerine çöreklenmek bize yüzyıllarca haram olmuştu” gibisinden basit bir çapulcu söylemi, fiyakalı analiz cümleleri ile gizliyorlar. Gizlemeye çalışırken de bayağı çuvallıyorlar, çünkü kendilerinin de tabiriyle, Türkiye’nin siyasi iklimi çok katmanlı, çok karmaşık.

Oryantalizm denilen iki yüzlü bakış açıları, düşünce ve argümanlar silsilesini, Batı’nın suratına oldukça felsefi bir şekilde çarpan ve bu yüzden de pek çok akademiya çevrelerinde afaroz edilmeye çalışılan Edward Said’in mezarında kemikleri herhalde önümüzdeki aylarda sızlamaya devam edecek. Çünkü bu son seçimler sadece Türk halkı için önemli bir milad değildi. Batı’nın orta-doğu üzerindeki politikaları üzerinden Türkiye’yi nereye yerleştirmelerine karar vermeleri açısından da önemliydi. İşin ilginci, seçimler bitti ve hala Batı karar verebilmiş değil, Türkiye’yi nereye koyacağına. Eğlence de tam burada başlıyor: Sosyolojik analizler kisvesi altında örtük oryantalist düşlerden tutun da, “Ey Hristiyan kavmi uyanık olun, orta-doğu da Halife tekrar hortluyor” naraları atan bir batı basını ile karşı karşıyayız son bir haftadır.

Edward Said bütün bunlara şahit olsaydı niye rahatsız olurdu?  Çünkü batı hala Said’in neredeyse düzeltmek için bütün ömrünü adadığı yanlışı devam ettiriyor. Orta-Doğu’ya, dedelerinin tabiri ile Orient’e yekpare bir bütün olarak bakmaya çalışıyor, oryantalist bir mercek altında Türkiye okuması mümkün olmuyor. Olmayınca da Türkiye hakkında yapılan yorumların büyük bir çoğunluğu saçmalamaktan öteye gitmiyor.

AKP’nin %50 oy almasını “Erdoğan’ın taç giyme töreni” diye başlık atarak veren mi istersiniz, yoksa “Osmanlı Hortladı” başlığını mı incelesek? Ya da bizce en komiği olan “Türkiye Seçim Sonuçları İslami Halife Korkusunu Ateşledi” başlığı üzerinde mi dursak? Evet, gerçekten böyle bir başlık atıldı cbn.com tarafından. CBN diyip geçmeyin milyonlarca Amerika’lı dini-bütün Hristiyan haberlerini buradan alır.

Bütün bu zırva yorumların altında tek ama tek bir güdü yatıyor: Türkiye güçlenmesin. Yüzyıllarca uğraşıp didindiler, Türk insanına Batı medeniyeti  karşısında aşağılık kompleksi aşılamayı başardılar. Şimdi, şimdi uyanıyoruz, milletçe Avrupa birliğinin, demokrasi ve medeniyet masallarına artık inanmıyoruz. Eh, ekonomi de iyi gidiyor. Öyleyse kim tutar Türkiye’yi? Batı basını bunu iyi bildiğinden Türkiye’deki bazı “şer” odaklarını kışkırtmak için elinden geleni yapacak, görünürde romantik bir başarı tablosu çizerken, alttan alta, “aman dikkat Türkiye geri gidiyor, aynen Osmanlı döneminde olduğu gibi” gibisinden bir varsayım öne sürüp, bazı “endişeli” kesimleri dolduruşa getirmeye çalışacak.

İşte batılı analizcilerin Türkiye’yi anlamak için gözüne yerleştirdiği oryantalist mercek tam da bu noktada devreye girse bile, bir işe yaramıyor çünkü Türkiye sadece Türkiye’ye benziyor. Külliyen “orta-doğu şöyledir böyledir” diye yapılan bu analizler hep güdük kalıyor.  Türkiye’de kimsenin padişahlığa filan özendiği yok. Türkiye’nin etrafındaki ülkeler ile sorunsuz yaşamak istemesi gibi %100 sağlıklı ve normal bir talebinin olmasının “halife hortlatma operasyonu” ile ne ilgisi var?

Elbette yok, ama kendini tüm dünyaya ilerici olarak lanse eden bu batılı “kalemler” aslında o kadar gerici ki, hala 19.yüzyıl tonu ile okumaya çalışıyorlar Türkiye’yi. Üstelik diğer Arap ülkelerini nasıl değerlendiriyorlar sa aynen öyle anlamaya çalışıyorlar Türkiye’yi.

Hatta bazıları o kadar alçakça bir kurnazlıkla, dini-bütün Hristiyanları kışkırtmak için, onların bilinç-altlarına kazınmış olan “anti-christ” meselesi ile “Müslüman’ların Halifesini” birleştirmeye çalışıyorlar ki, Batı’da kitleler Müslümanların birleşmesine her daim tepki versin.  Aynen 1000 sene önce yaptıkları gibi.

Onun için anlayamıyorlar, Türk halkının güçlü bir iktidar ve demokrasi keyfini sürmesini baltalamak için elleriden geleni yapacaklar.  “Ay ne güzel bizi övüyorlar” diye yelkenleri hemen suya indirmeyelim, ciddiye bile almayalım.

AKP’nin seçim zaferinden bahsederken “Coronation of Erdoğan” diyen bir analizciyi nasıl ciddiye alalım ki zaten. Diyecekler ki, “evladım hiç mi mecaz-ı mürsel diye bir şey duymadın?” Duydum, duydum, 17.yüzyılda çok popüler olan doğudan-çıkan-ejderi-bir -kılıçta-öldüren- romanesk şövalye hikayelerini çok okuduk.

Coronation, kral ve kraliçeler için kullanılan taç giyme töreni tabiri demek. Hani bizde de bazı endişeli kesimler var ya onları da gaza getirmek için kullanılmış. “%50 oy çok fazla aman despotluk gelmesin ülkenize, sizin iyiliğinizi düşünüyoruz” yalanı yani…

Ödleri kopuyor, orta-doğu’da güçlü ve istikrarlı bir Türkiye olacak diye.

Barış Tarımcıoğlu

Yazan - Haz 22 2011. Kategori Avrupa. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

HariciHaber.com Arşiv Taraması

Foto Galeri

gig_g=1
Giriş | Tasarım Gabfire themes