harici haber

Bunak Başbakanlar, Komik Mahkemeler, Vicdan Temizlemeler

“Avrupa Kuzey Afrika ve Endonezya’dan yayılan bir tehdit altında.”

Bu hazin sözler eski Çek Cumhuriyeti başbakanı Milos Zeman’a ait. Daha da hazin olanı ise Kuzey Afrika’dan yayılan düşmanın sadece göçmenler değil, İslam’ın kendisi olduğunu söylüyor.  “Müslümanlar aynen Nazilerin ırk üstünlüğüne inandığı gibi Kuran’a bağlılar, bu yüzden Avrupa için tehditler.”

Klasik bir “çaptan düşmüş aptal eski politikacının dikkat çekme” taktiği mi  bu bilemiyoruz ama Çeklerin Avrupa’nın en şımarık, en küstah ve bir o kadar da bu tavırlarını en sinsice sergileyenlerden olduğunu biliyoruz.  Ülkemizin saf turistlerinin gözünde Çeklerin ülkesi romantik bir seyahat noktasıdır. Oysa Slovakya’dan bölündüğünden beri Çekler de ırkçılık üzerinden Avrupalı abilerine dalkavukluk yapma konusunda yarışıyorlar. Daha “proleter” olan Slovakya’ya karşı hep burunları bir karış havadaydı, onlardan kurtulunca fiyakalı sosyetelerini bozacak bir şey kalmamıştı. Örneğin, bizim basınımızda pek yer almamıştır ama Avrupa birliğine girer girmez sadece kendi iç kamuoyuna değil, tüm Avrupa’ya karşı “Müslüman Türklerin Avrupa’da yeri yoktur” türünden bir kampanya başlatıp, sokaklarda kendi vatandaşlarından imza toplamışlar, benzer kamuoyu yönlendirme kampanyaları düzenlemişlerdi.  Üstelik bu dediğimiz 2004 yılına tekabül ediyor, Avrupa’da daha o zamanlar Müslüman ülkelere yönelik ırkçılık ve islamofobi bu kadar yaygın değildi, bayağı ileri görüşlüymüş Çekler yani. Düşünsenize, daha yeni girmişsiniz Avrupa Birliğine, ilk icraatınız, “biz girdik aman Türkler girmesin” oluyor.

Ülkelerini de çok matah sandıklarından herhalde, Türklere en fazla 3 gün vize verirler, Sovyet bloğuna dahil oldukları günlerde bile “bohemiya entelliğinin” kendilerine diğer Avrupalı milletlere nazaran bir ayrıcalık verdiğini iddia ederlerdi.

Şu aralar ekonomileri ne alemdedir, zamanında ülkenin bütün tarım ve hayvancılık yükünü sırtlamış Slovaklardan ayrıldıklarına pişman mıdır bilinmez ama başbakanlık yapmış birisinin kameraların önüne geçip “Kuzey Afrikalı radikallerin finansının bir kısmını petrol, bir kısmını uyuşturucu satışı sağlıyor” diyor. Biz bu cümleden bir şey anlamadık. Beyefendi, hayranı olduğu Avrupalı abilerinin post-kolonyal stratejilerini mi eleştiriyor bu cümle ile, yoksa ne?

Neyse ki fazla dikkat çekemedi eski başbakan zira bu aralar Avrupa medyası Bosna’daki Srebrenika katliamından Hollandıların sorumlu olabileceğine karar verdiğinden beri vicdanları temizlemeye çalışmakla uğraşıyorlar, sanki bu medeni olmakla övünenen Avrupa’nın gözü önünde olan vahşetin tek sorumlusu Hollandalılarmış gibi.

Bu aralar pek fazla Avrupa basınında yer almayan bir başka haber ise İsviçre’nin minare yasağına karşı dava açan iki Müslümanın davasını merkezi Strazburg’da olan “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin” reddetmesi. Gerekçe olarak da anayasa referandumunu göstermeleri. Öyle ya, yeryüzünün hem en komik hem de en barbar referandumunu gerçekleştirmeyi başarma soytarılığını gösteren İsviçrelerinin kapı gibi anayasa maddeleri var artık, minare yapımına karşı, hatırlarsanız 2009 Kasım’ında kabul edilmişti. Bu yüzden mahkeme davayı haklı olarak reddetmiş.

Mimari bir öğeden korkan, bu da yetmiyormuş gibi bu takıntılarını, işgüzarlık timsali bir eylem sergileyip bunu anayasa referandumu ile sabitleştiren bir millete, hala “medeni” diyen insanlar var ülkemizde, o yüzden bu satırları döktürüyoruz. Yoksa umurumuz olmaz, arada bir çikolata yemek dışında mümkünse hiç bir münasebetimiz olmasın zaten İsviçre ile.

Srebrenika katliamı ile ilgili olarak da mızmız çocuklar gibi suçu birbirlerine atıyorlar. Fatura Hollanda’ya kesiliyor ama tüm “evrene” karşı işlenen ırkçılık, barbarlık ve soytarılık suçlarında İsviçre ve Çek Cumhuriyeti yarışırsa kim kazanır? Yoksa yüzyıllar boyu Afrika’nın kanını emen diğer Avrupa’nın diğer ağır abileri mi?

Zaten bizimki de biraz safdillik, Avrupa’nın tek derdi bu aralar, komşuları açken nasıl keyifle tok uyuyabilmenin çaresini arıyorlar, harıl harıl. Avrupalı siyasetçi ve aydın takımının en çok kaleme aldığı konu “euro-zone”. Yunanistan batıyor ya, onlara yardım etmeden bu işten paçayı sıyırıp, bir yandan da kendi keyiflerini kaçırmadan Avrupa birliğini nasıl devam ettirecekleri tartıştıklarından eski Çek başbakanın bunakça sözleri, Avrupa İnsan hakları mahkemesinin komik kararları üzerine pek fazla haber çıkmıyor Avrupa Birliği Basınında.

Aslında asla öyle bir birlik yok ya, daha 10 yıl öncesine kadar, ana haber bültenlerinde dokuzuncu senfoni patlatıp, “yaşasın yaşasın bir gün bizi de alacaklar” diyen abilerimizi ablalarımızı rahatsız etmeyelim diye o konuya hiç girmiyoruz şimdilik , belki ileride gireriz.

Barış Tarımcıoğlu

Yazan - Tem 11 2011. Kategori Avrupa. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

HariciHaber.com Arşiv Taraması

Foto Galeri

gig_g=1
Giriş | Tasarım Gabfire themes