harici haber

Norveç Canisine Avrupa Siyasetinden Tam Destek

Daha uzun süre bu Norveçli ceberrut caniden bahsetmek zorunda kalacağız gibi gözüküyor, çünkü korktuğumuz başımıza geliyor. Bu canavar zihniyetinin kahramanlaştırılmasından korktuğumuzu belirtmiştik, bir önceki yazımızda. Bu kahramanlaştırma işlemini yapacakların kendisi gibi şoven-şövalye-soytarı forumlarında takılan gençler olabileceğini, bu gençlerin de bu sapıktan ilham alıp tehlikeli işlere kalkışabileceğinden endişe etmiştik.

Oysa Avrupa siyaset arenasında ne kadar çok şoven-şövalye-soytarı varmış.

Avrupa tam bir maskeli balo sefası sürüyor. Kafasını kuma gömmüş devekuşları bir bir uyanıyor, burunlarının dibindeki sorunu fark ediyorlar, bu curcuna arasında dikkatimizi bazı Avrupalı milletvekillerinin söyledikleri çekiyor ki, bu Norveçli katilin, çoğu Batı medyasının onu terörist değil de, tek başına hareket eden cani olarak etiketlendirmesinin aksine, nasıl tehlikeli bir ideolojiden beslendiğini gözler önüne seriyor.

Turumuza ilk önce İtalya’dan başlıyoruz. Evet, turdan bahsediyoruz çünkü bu sapığa Avrupa’nın hemen hemen her yerinden destek var.

İtalya’da iktidar ortağı olan ırkçı NLP partisi milletvekili Mario Borgheziobu olaylar ile ilgili olarak şöyle diyor: “Bu Norveçli gencin bazı fikirleri iyi, bazıları ise muhteşem!” Bizim gözlerimiz pörtledi yuvalarından bu satırları okurken, özellikle muhteşem lafında. BBC dahil pek çok basın kuruluşu bu haberi aynı sözcüklerle geçtiği için maalesef doğru bu sözler. Caninin manifestosunu okuyan bir İtalyan milletvekili diyor bunu.

İsveçli “demokrat”  politikacı Erik Hellsborn, bu eylemin normal ve kaçınılmaz olduğunu, asıl sorumlunun Avrupa’nın bu kadar çok göçmen almasına ve “İslamileştirilmesine” izin veren siyasiler olduğunu söylüyor, kendi bloğunda.

Fransız ırkçı parti Ulusal Cephe üyesi, ki bu parti siyasi gözlemcilere göre bir sonraki seçimde iktidara gelecek, Jacques Coutela Norveçli katil için “Batının baş savunucusu, aynen 7.yüzyıldaki İslam’a karşı savaşan kahraman şövalye Charles Martel gibi” diyor.

İngiliz kamuoyunu Müslüman göçmenlere karşı sürekli kışkırtan English Defence League Lideri Stephen Lennon, “Umarız bu olaydan sonra Avrupa uyanır, ne büyük bir İslami tehlike ile karşı kaşıya kalındığını anlar” diyor, televizyonlara çıkıp.

Hollanda’da siyasetçiler, Norveç canisinin en büyük ilham perilerinden biri olan Geert Wilders’in ne kadar sorumlu olup olmadığını tartışıyor. Açıktan açığa bu soytarının bal gibi suçlu olduğunu kabul eden yok maalesef.

Bize kalırsa bu son olaylarla, Avrupa’nın orta-çağ ötesine geçip, karanlık çağlarda, ağaçlara, ota püsüre bebek kurban eden “druid”lerin soytarı büyücülerin ortalıkta fink attığı dönemlere döndü.  Bu cani durup dururken çıkmadı, Avrupa’da sürekli artan ırkçılık ivmesi onu fişeklemiş besbelli.

Allah rızası için bir psikiyatrist çıkıp acaba “Avrupa insani bugün mutsuzluktan geberiyor. Bunun sebeplerinin araştırılması lazım” diyecek mi,çok merak ediyoruz. Sosyal refah toplumu projelerine, devletin gençler evde oturup esrar içsin diye bağladığı yüzlerce euroluk işsizlik sigortalarına, her eve verilen çamaşır makinelerine, iş kuracak olanlara yapılan gani gani teşviklere rağmen, intihar-boşanma-depresyon vakalarında birinci sıraya yerleşmek için yarışanlar hep Avrupa ülkeleri oluyor.

20.yüzyılın başında “pozitivizim-aydınlanma” sevdasına, bilimsel özgürlük masallarına çok inanan Avrupalı kafa, iki adet dünya savaşı atlatmasına rağmen hala huzursuz, kollektif bilinçaltı rahat bir uyku uyuyamıyor, yüzlerce daha Freud çıkarsalar yine rahatlamayacaklar.

Çünkü varoluş bunalımını “egzistansiyalist felsefe” veya “ontoloji akımları” ile çözebileceğini zanneden bir kavimler topluluğu;

Ruhsal deneyim adı altında yaptığı cimnastik esnemelere,” astral seyahatli spiritüel arınmalar” derse,

Veya dönen Mevlevi dervişlerinin fotoğraflarını çekip Facebook’tan eşe dosta gösterip, “Tatilimizin manevi boyutu” diye etiketlerse,

Veya giriş ücreti olarak en az 100 euro bayıldığı kişisel gelişim seminerleri zırvalıklarına hafta sonları iştirak ettikleri sürece,

Hem iflah olmazlar hem de “baki kalanın bu kubbede hoş bir seda olmasına” nispet, yurdumun tedrisat tesisatına Frankurt okulu beyhudeliklerini pompalamaya devam ederler.

Düşünebiliyor musunuz, bir yerde bir cani düzinelerce genci gözü kırpmadan öldürecek, bazı siyasetçiler çıkıp, bunu savunacak, bundan siyasi bir çıkarım elde etmeye çalışılacak?

Avrupa son 250 yıldır tüm yerküre üzerinde işlediği günahlarında boğulacak, bu kaçınılmaz. Bu boğulma işlemi sırasında tarih boyunca misli görülmemiş bir yaygara koparacaklar. Endişemiz bu yaygaranın, sadece ve sadece basit bir yaygara olduğuna bizim kamuoyumuzun yürekten inanması, yoksa ortada varoluşsal-egzistansiyalist-sosyolojik bir sorun morun yok.

Hoşgörü fukaralığı ve tembellik var, bu kadar basit.

Bu Norveç canisinin elleri nasırlansaydı çalışmaktan, bir can almadan önce 1000 sefer düşünürdü.

Ekmek teknesini sabah ezanından hemen sonra, bereketli olsun diye dualar eşliğinde açılmasını tavsiye eden bir ahi loncasına da üye değil.

Poposunun üstünde oturup durursa kendini şövalye de zanneder, mesih de.

“Tam Destek” diye yazdık başlıkta çünkü biliyoruz ki önümüzdeki günlerde yukarıda isimleri geçen siyasetçileri ciddi bir biçimde eleştiren çıkmayacak Avrupa kamuoyunda. Teröre destek verme suçundan içeri atılması gereken kafalar oysa bunlar.

Barış Tarımcıoğlu

Yazan - Tem 28 2011. Kategori Avrupa. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

HariciHaber.com Arşiv Taraması

Foto Galeri

gig_g=1
Giriş | Tasarım Gabfire themes