harici haber

Hollanda:Irkçı Parti İktidarı Zorluyor

Radio Netherlands Worldwide’ın yayınladığı bir haberde, Hollandalı kamuoyu araştırma firması Maurice de Hond’un en son yaptığı bir ankete göre İslam karşıtlığını parti politikasına dahil etmiş, Kuran’ın ve başörtüsünün yasaklanmasını gerektiğini savunan ve Norveç katliamcısının büyük saygı duyduğu Geert Wilders’in Halkçı Özgürlük partisi PPV, bu gün seçim olsa ciddi bir şekilde iktidarı zorlayacak.

Şu an iktidardaki Muhafazakar parti bir seçim olsa parlamentoda 31 yerine 30 sandalye kazanırken, PPV sandalye sayısını 29’a yükseltiyor. Ankete göre sosyalistler, meclisin üçüncü partisi olarak kalıyor.

Avrupa ekonomisi bu haldeyken herhangi bir AB ülkesinde sosyalistlerin zaten iktidara gelmesi çok zor. Ancak belki de milli bir politika olarak Avrupalı sosyalistleri canı gönülden desteklememiz gerekecek zira tüm Avrupa’da yükselen ırkçılığa en iyi tampon görevini yine sosyalistler yapabilir. Avrupa genelinde milyonlarca vatandaşımızın daha huzurlu yaşaması için belki de bu kaçınılmaz bir strateji olacak.

Eğer bu anketin sonuçları dikkate alınacaksa ve cidden Wilders’in partisi iktidarı zorlayacaksa, “liberal ve hoşgürü” toplumu olarak bilinen Hollanda da böylesi ırkçı söylemlerin giderek artması diğer Avrupalı ırkçı partilere ilham verecek. Zira Wilders İslam karşıtlığını şova dönüştürmeyi iyi biliyor.

Ancak bu farklı partilerin aslına bakarsanız birbirinden çok da farkı yok, mesele “kültürel entegrasyon” olunca.

Geçtiğimiz ay Hristiyan Demokrat partiden Hollanda İç İşleri bakanı Piet Hein Donner devletin “çok kültürlülük” politikasını tamamen bırakması gerektiğini vurgulayan bir kanun teklifi sunmuştu parlamentoya. Bakan, yapmış olduğu teklife ek olarak “Hükümet çok kültürlülük ve entegrasyon politikalarından dolayı hayal kırıklığı duyuyor ve yeni bir hedef olarak Hollanda halkının değer yargılarını merkeze oturtmalıyız. Bu yeni vizyon sonucu devletimiz, çok kültürlü modelden ivedilikle uzaklaşmalıdır” demişti.

Kanun teklifinin muhteviyası tam bir İslamofobik curcuna. Teklif şu an hangi aşamada bilemiyoruz, belki de Norveç katliamından sonra hasır altı edildi bir süreliğine. Özellikle Müslüman göçmenlerin kılık kıyafeti ile iş bulamamaları arasındaki ilişkiyi olumlayan, bu konuda göçmenlerin ikna edilmelerini gerektiğini vurgulayan maddeler var.

Herhalde hiç bir Avrupalı siyasetçi çıkıp, “Bu insanları biz davet ettik, biz vize verdik onlara, işgal yolu ile girmediler ülkemize, öyleyse bu göçmen entegrasyonu bizim sorunumuz” demeyecek.

11 Eylül gazının daha harlı olduğu 2004 yılında aynı Hollanda İç İşleri bakanlığı “Dava’dan Cihad’a” isimli bir rapor yayınlamış ve Hollanda’da tehlikeli radikal “potansiyele” sahip 50.000 Müslüman göçmen olduğunu belirtmişti.

Herhalde aynı rapora, 1 milyon göçmenin arasından, 50.000 radikal potansiyeli olanı “tespit etme” metodunu eklememiş olacaklar ki, dünya sosyologları bu bilimsel hazineden mahrum kaldılar.

Şaka gibi ama daha 10 yıl öncesine kadar hoşgörü abidesi olmakla övünen Hollandalılar acaba orduları içinde özel bir birim kurup, sakıncalı Müslümanları “tespit” etmeye başlarlar mı?

“Yaptığımız soruşturmaya göre şüphelinin evinde bir adet Kuran-ı Kerim tespit edilmiştir, komutanım!” diye tekmil veren bir Hollandalı subay düşünmek istemiyoruz, zaten bu filmi daha önce görmüştük.

Barış Tarımcıoğlu

Yazan - Ağu 23 2011. Kategori Avrupa. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

HariciHaber.com Arşiv Taraması

Foto Galeri

gig_g=1
Giriş | Tasarım Gabfire themes