harici haber

Economist’in Gannuşi Hakkındaki Yalanları

Ülkemizde bazı yayın organlarına göre “saygın” ekonomi ve siyaset dergisi “The Economist” hatırlayacağınız gibi 12 Haziran seçimleri zamanında yoldaşları Financial Times ile birlikte AK partiye ve Başbakanımıza kafayı takmıştı. Her türlü dezenformasyon taktiğini yıllardır “özgür basın” kisvesi altında kitlelere yutturmayı iyi başarmış bu zihniyet, bilimsel ve sosyolojik tespitlerde bulunma yalanı üzerinden Türk kamuoyunu kışkırtmaya çalışmıştı.

O zamanlar hüsrana uğramışlar, manipulasyonları hiç bir sonuç vermemişti. Ancak yılmazlar, çünkü bu zihniyetin bu coğrafyaya karşı alengirli ve acayip bir takıntısı vardır, kibirli burunlarını sokmadan duramazlar.

Burada asıl mesele tek tek bir kaç yayın organı değil, genel hatları ile Batı düşüncesinin bilgi ve temsiliyet üzerinden kurdukları iktidar ilişkisidir, ki bu çetrefil konu bu yazının konusuna sığmaz.

Şimdi aynı zihniyet, Tunus halkının özgür iradesine gözlerini dikmiş durumda. Seçimlerden zaferle çıkan Nahda hareketi ve lideri Raşit Gannuşi hakkında yalanlar uyduruyor. Economist, son yayınladığı makalede Gannuşi’yi aşırı fikirleri olan bir radikal olarak sunup, feminist bir Tunuslu kadın yazarı asmakla tehdit ettiğini söylemişti. Elbette gelen tepkiler üzerine bir özür yayınlamak zorunda kaldılar zira Gannuşi’nin söz konusu kadın hakkında söylediklerini iddia ettikleri tamamen yalan.

Yayınladıkları özür ise tam anlamıyla yarım ağızlı bir özür, çünkü yayınladıkları asıl makalede satır aralarına sürekli “Tunus’un nasıl bir felakete sürüklendiğini” anlatmaya çalışıyorlar, “Gannuşi filanca kadını asmak istememiş, pardon” deyip özürü geçiştirmişler. Gerçekte ise Gannuşi hakkında doğru bilgi vermek gibi basit ve elzem bir gazetecilik meselesini atlamışlar.

Elbette biz hiç şaşırmadık, Economist’ten Tunus halkının özgür iradesine saygı göstermesi beklenemezdi zaten, söz konusu İslam coğrafyasındaki demokratik seçimler olsun, bu tarz zihniyetler sürekli çomaklar sokup, ortalığı karıştırmak isterler. Gannuşi sürekli ne kadar “ılımlı” bir yol izleyeceklerinden bahsededursun, sürekli “demokrasi-sivil toplum örgütlenmesi-kadın-halk hareketi-özgür basın-modernlik-çağdaşlık” naraları atanlar ellerinden geldikçe bu coğrafyayı karıştırmaya devam edecekler. Zira bu sloganları bir kışkırtma aracı, bir silah olarak kullanıyorlar, dertleri elbette Tunus kadının özgürleşmesi değil.

Tunus seçimleri oldukça başarılı bir havada, yüksel katılımla ve şeffaf bir şekilde yapıldı. Bazılarının zannettiği gibi ülke kaosa filan sürüklenmedi. Karın ağrılarının kökeni aynı ama, Müslüman-Muhafazakar isimler halktan çok oy alınca hemen paniğe kapılıp, kara propagandaya başlıyorlar.

Asıl merak ettiğimiz acaba Tunus’un içinde Economist gibi baz istasyonlarından aldıkları sinyal ve minval doğrultusunda Gannuşi hakkında atıp tutacak olan sözde ulusalcı, Tunus’un çıkarlarını koruduğunu iddia eden, bunu yaparken de kendilerine rehber olarak bu batılı kalemlerin nağme ve doktrinlerini harmanlayıp Tunus halkının kafasını karıştırmak için sunan “Tunuslu aydınlar” olacak mı?

Dikkat edelim belki bu aralar, adını daha önce hiç duymadığımız meşhur bir kaç Avrupalı iş adamı filan bir araya gelip Tunus’ta gazete, tv satın almaya veya kurmaya kalkarlar mı?

Ne olursa olsun Batı medyası Arap baharını kendi çıkarları doğrultusunda gerçek dışı yorumlar katarak sulandırmaya ve yönlendirmeye çabalamaya devam edecek, aynı masalları yarın öbür gün Libya ve Mısır seçimlerinden sonra da duyacağız.

Barış Tarımcıoğlu

Yazan - Eki 30 2011. Kategori Orta-Doğu. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

HariciHaber.com Arşiv Taraması

Foto Galeri

gig_g=1
Giriş | Tasarım Gabfire themes