harici haber

Mahşerin Dört Atlısı

Arap Baharı alevlenip, dünya siyasetine bomba gibi düşünce,izzeti ikbalde olanların hüzünlü ama bir o kadar da, kibirli bir fütürsüzlükle çektirdikleri bir fotoğraf elden ele dolaştı..

Sevgili editörümüz bu fotoğrafı buladursun, Arap Baharı daha ilk günlerini yaşarken, bu meşhur kareyi görür görmez,birdenbire,ağzımdan,” Mahşerin Dört Atlısı ” sözleri dökülüverdi.

Fotoğrafta,Mısır Firavunu Hüsnü Mübarek, Çöl Tilkisi megoloman Muammer Kaddafi,Tunus haraçcısı Zeynel Abidin Bin Ali, fukara Yemen’inin belalısı Ali Abdullah Salih arzı endam etmişti… Bir Sam rüzgarı esti,fotoğraftaki sırıtık ve mağrur yüzler,silindi gitti! Tunus ‘ta başlayan yılların öfkesi ve birikimi , bütün Afrika ve Orta Doğu( Bu hiç de sevdiğim bir yer ismi değildir.Ağzımıza en acı Urfa isotu sürülsün, Ada İngilizinin herkese ,oturduğu yerden attığı bir kazıktır! ) coğrafyasını bir yoksul ve işşiz çocuğun nahif bedeni,tek başına kum taneleri gibi dağıtmaya yetti!

Tahrir Meydanında toplananlar,çok firavun görmüşlerdi. Şerbetliydiler.Korkunun ecele faydası yoktu.Ölümden öte köy yoktu.Batı ‘ nın zalim kuklalarının üç kuruşluk canları vardı. Tahrir Meydanı kararlı kalabalıklara fazla dayanamazdı.

Dayanamadı da! El Cezire’ nin ısrarlı ve yönlendirici yayınlarını doğru okuyanlar bu günleri görüyorlardı… Bir yorumda, ” Bir Mübarek gider, beş Mübarak gelir! ” demiştim. Bu bir bilinmiyen denklem değildi. Çıkarcı Batı’ nın son kullanma tarihinin geldiğine karar vermesiydi! Harichaber.com’da daha önce yayımlanan bir makalede( ” 11 Eylül’ de Gerçekte Ne Oldu? ” başlıklı makale ) şöyle demiştim: “…Tarihin kırılma anı!! …Ve kader (! ) ağlarını örüyor.Fukara Afgan anaları ağlıyor.Bu analara Irak anaları da, tarihin en rezil yalanları eşliğinde katılacak.Çünkü büyük seneryo böyle!!

Bütün Batı, aynı ezberden konuşuyor. Kanlı diktatörler, sıra bana gelmesin diye el pençe…Kullanma tarihlerini bilmeden her alçaklığa peşinenen boyun eğiyorlar. ” Mahşerin Dört Atlısının o tarihi fotoğraftan silinmesi tarihin diyalektiği ,yani emri!

Tarihin başka cilveleri de var! Sırada Beşar Esat var. Ama tarih denilen şey sadece bu mu? Wall Street’ e bakın ne oluyor? Yunanistan Başbakanı Yorgo bir fiske ile gitti. Ardından kimse göz yaşı dökmedi. Bunga bunga mucidi zampara Berlusconi gürültü ile gitti.Ardından,Roma’da Sezar’ın torunları.Baküs Şenlikleri düzenleyip,teneke çaldılar. Zapetero’ dan namı nişan yok! Mösyö Sarkozi gün sayıyor! AB sarsılıyor. Yeni Avro’ dan bahsediliyor. Seçilmiş değil,atanmış bürokratlar demokrasicilik oynuyorlar! Alamanya,gizli ve sinsi hesap peşinde.Moskova ile kur yapıyor.

Birilerine Afgan Dağları dar geliyor, 21.Yüz Yıl tarihi yeniden yazılıyor.

Para İmparatorluğu yeniden kağıtları karıyor. Düşeş değil, İki yedili atmaya hazırlanıyor.Yani, Tanrı rolü oynuyor! Armegedon rüyası görenler fena halde kabuslar görmeye başladı. Osmanlıya çorap örenler,sahte senaryolar peşinde. “Asılacaksan, İngiliz sicimiyle asıl! ” diyenler de, bu zevzekliği bütün dünyaya kabul ettirenler de onların ağa babalarıydı! Şimdi, frakları, smokinleri, komik şapkaları ile ve dillere destan merasimlerle Sultan Abbülaziz bestesi dinletiyorlar.

Karmaşık törenlerinde bir de meymenet olsa, neyse! Bazı satılık ruhlular, “Keşke ben de davet edilseydim!” diye hayıflanabilir. Beis yok. Ama, tarih yeniden yazılıyor!! Hem de, “Dersim bir dağ içinde,gülü bardak içinde, Dersim’i Hakk saklasın, bir yarim var içinde !” diyerek…Bir gün ” Şuçlu, ayağa kalk! ” diyecek.

…Ve anlı şanlı tarih güneşi bir kere daha, ” Türkiye ” burcundan yükseliyor!

Tarihin diyalektiği tıkır tıkır işliyor.

Faik Tarımcıoğlu

Yazan - Kas 27 2011. Kategori Orta-Doğu. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

HariciHaber.com Arşiv Taraması

Foto Galeri

gig_g=1
Giriş | Tasarım Gabfire themes