harici haber

Avrupa krizi İngiltere’ye yarar mı?

Yarar tabi, neden olmasın, algı ve odak oportunizm yani fırsatçılık üzerine kurulu olursa. İşin kötüsü böyle bir olasılığı şimdiden İngiliz medyası dillendirmeye başlıyor, sanki açık açık, yeni müşteri bulunca elleri ovuşturan kurnaz tüccar gibi.

Önce Interpol sekreteri Ronald Noble’ın Independent’a verdiği son mülakata bakalım, diyor ki, “AB ülkeleri sınırlarda yeterince güvenlik kontrolü sağlayamıyor, dileyen elini kolunu sallayarak geçiş yapıyor. Bu da teröristler rahatça AB ülkelerinde hareket edebilir demek”. Anlayacağınız, sınırların açılması gibi basit bir AB normunu uygulayamadıklarından bahsediyor, zaten İngiltere bunun dışında kalmıştı. Demek ki, bir bildikleri varmış. Ancak İngiltere akıllılık edip, istediği ülke vatandaşına sınırını kendisi açmıştı. Yani hem AB üyesi olup, hem de AB’nin kurallarına, birlikte olup ta çoğunluğun aldığı kararlara uymadılar.

Hiç bir İngiliz basın kuruluşu kalkıp da hükümetleri “bu ne perhiz bu ne lahana turşusu” diye eleştirmedi.

Şimdi bir düşünün;

Türkiye AB’ye girmiş, masal bu ya. Bazı “aydınlar” sevinçten havalara zıplıyor, “medeniyet” sarhoşluğu içinde. Sonra herhangi bir hükümet diyor ki, “AB’nin filanca uygulamasına itiraz edicez, gerekirse rest çekeriz, dahil olmayız buna” diye. O kalemler yeri göğü inletirler, “AB’den bağımsız” hareket etmeye çalışanlar linç edilir, eleştirilene de “basın özgürlüğüüü-ü-rü-ür-rü” diye ne kadar öten hayvan var ise, onları taklit edercesine gürültü kirliliği yaparlar.

İşte İngiliz basını ve “daimi hükümetleri” söz konusu milli meseleler olunca böyle kenetlenmiştir. Bize çok uzaylı bir kavram ama gerçek bu.

Şimdi aynı basın, Euro felaketine karşı halkını şimdiden, çaktırmadan, panikletmeden uyarıyor.  Daily Mail bir liste yapmış diyor ki;

1) Euro çökerse paniklemeyin, İngiliz Sterlininin değeri artar. (Biz ekonomiden pek anlamayız onun için buna yorum yapmıyoruz, ama doğru mu acaba, durup dururken insanlar sterline hucüm etsin diye mi söylenmiş bu laf?)

2) Zaten bütün ekonomistler diyor ki, 17 üyeli bir para birimi hayatta kalamaz.(bütün ekonomistlerden kasıt ne, onu da atlamışlar. Gizemli, gizli-saklı bir komite galiba bu, “bütün ekonomistler” tabiri.)

3) Yunanistan ve İtalya’nın zenginleri servetlerini İngiliz bankalarına aktarıyor.(Eh, tabi sürekli Türk ekonomisine yaramaz çocuk muamelesi yapan sıfırcı hocalar olduktan sonra, utanmadan bu sıfırcı hocaları ciddiye alan bazı medyalarımız olduktan sonra, kalkıp Türkiye’ye getirecek değillerdi ya o paraları.)

4) İngiltere zaten sınırlarını istediği zaman Avrupa’dan gelecek her göçmene kapatabilir.

Yani fütursuzca İngiliz basını, İngiliz halkını, “bırakın ne hali varsa görsünler, Avrupa batacağı kadar batsın” diyor, halkını buna hazırlıyor.

İşte bunların “birlik” anlayışı bu. Boşuna dememişler “yüzyıl savaşları” diye. Birbirlerinin boğazına sarıldılar mı, yüz seneden önce durulmuyorlar.

Bu aralar o kadar çok “collapse of eurozone” tabiri dolanıyor ki ortalıkta. Yani sanki sürekli bu laf insanların kafalarına çakıldıkça, bu “çöküş” kaçınılmaz olacakmış gibi bir hava yaratılıyor.

Kendi kavgaları kendilerini ilgilendirir, bizi değil.

Bizi asıl üzen, “Milli bilinçten” bahsettiğimizde, bizim basınının bir takım hacıyatmazları hemen “basın özgürlüğü, istediğimiz gibi eleştiririz herkesi” diye zıplıyor. Eleştir eleştirmesine de, önce iki dakika, “Ben bunu yazınca milletim bundan ne kazanacak?” diye bir düşün.

Yukarıdaki sorunun cevabı maalesef çoğunlukla “hiçbir şey, sadece benim egom tatmin olmuş olacak” oluyor.

Avrupa’da ciddi bir kriz var, İngiliz, derin-sathi farketmez, bütün devlet kademeleri ve basını ile ele ele vermiş, bu krizi nasıl bir fırsata dönüştürürüz peşinde, somut olarak, reel olarak, İngiliz ekonomisi yerinde saysa bile.

Biz de ise en ufak bir dolar hareketlenmesinde “acaba buradan bir fırsat bulup ekonomi batıyor tellallığı yapar, hükümete geçirebilir miyim?” derdindeler.

Hala kafalarına “bir önceki Merkez bankası başkanının evinin kapısının önündeki ayakkabıların” fotoğrafları takılıp kalmış sanki.

Sanki bu resim onlar için Freud takipçilerinin kuramlaştırdığı “primal scene” fotoğrafı-kavramı imiş gibi. Yani “esas-içgüdüsel sahne” resmi. Kişinin kafasını bir anıya, bir resime kilitleyip, bütün nevrozunu onun üzerinden kurması gibi.

İngilizin böyle dertleri yok, onlar çoktan kendi çıkarlarını savunmak için top yekün kenetlenmiş.

Barış Tarımcıoğlu

Yazan - Ara 31 2011. Kategori Avrupa. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

1 Yorum - “Avrupa krizi İngiltere’ye yarar mı?”

  1. Uğur36

    Güzel bir yazı…

Yorum yaz

HariciHaber.com Arşiv Taraması

Foto Galeri

gig_g=1
Giriş | Tasarım Gabfire themes