harici haber

Libya bölünecek mi?

Hiç bir yorum katmadan kısa bir haber turu yapınca bu soruyu sormak kaçınılmaz hale geliyor. Libya’nın “özgürleştirilmesi” projesi başladığında Libya hakkında “saygın” basın kuruluşların güpegündüz yalan haberler uydurduğunu hep vurgulamıştık. Şimdilerde ise çok daha “meşhum” rivayetler dolaşıyor ortalıkta, örneğin batılı güçlerin destekledikleri muhaliflerin Bingazi’ye girmesinin İngiliz ve Fransız kuvvetleri tarafından kasıtlı olarak engellenmesi. Zira hareketin en başında muhalifler kontrolsüz bir biçimde büyürse, fazla güçlü olabilirmiş, bu yüzden İngiliz ve Fransızlar bu anlamda ikili oynamışlar.

Bu iddianın doğruluğu veya teyidi değil mesele. Asıl mesele bu iki “kuzen” ülkenin çağlar boyunca aynı siyasi oyunları oynaması.

El Cezire’nin iddiasına göre Tripoli’nin güneyindeki Bani Walid kenti, Kaddafi destekçilerinin eline geçmiş. Bu aralar sürekli “Kaddafi destekçilerinin” halen güçlü olduklarına dair haberler duyuyoruz. Kaddafi destekçileri tabiri herhalde kasıtlı kullanılıyor, belki de bu “askerler” gerçekten ülkelerini emperyal güçlere teslim etmek istemeyen kimselerdir ama amaç belki de onları halk nezdinde “deli mi bunlar, Kaddafi mi kaldı?” dedirtip, davaları haklı bile olsa küçük düşürmek.

Böyle bir iddia doğru olabilir mi?

Kesinlikle bilemiyoruz, zira Libya’dan doğru ve sağlıklı haber almak Nato bombardımanı başladığından beri imkansız.

Reuters diyor ki, “Ülkenin pek çok bölgesinde para-militer birlikler Ulusal geçiş konseyinin çağrısına uymayıp, silahlarını bırakmadılar ve orduya katılmadılar.”

Aynı Reuters bütün bu süreçte “uydurma” haberler yayınlamıştı, şimdi nasıl inanalım onlara?

Gerçekten de bağımsız kaynaklar “silah bırakmayan”, ülkenin “başbakanına” biat etmeyen devrimci grupların varlığından bahsediyor.

Maalesef ortada büyük bir karışıklık var ve Libya belkide onlarca yıl irili ufaklı aşiret kavgalarına sahne olacak.

Merkezi, tek bir otoritenin varlığı elbette bazı odakların işine gelmez.

Reuters’in bu konu ile ilgili haberinin altında Bingazili devrimcilerinin başkanlarından Abdullah Naker’in bir açıklaması yer alıyor. “Biz silahlarımız bırakmıyoruz, çünkü hükümet bize istediğimiz finansal krediyi vermedi. Biz İslami kurallara uygun, faizsiz, 100.000 Libya dinarı istiyoruz ki, hayallerimizi gerçekleştirelim”.

Bu talebi artık nasıl okumak gerekiyorsa?

Hazır “faizsiz kredi” demişken, Bloomberg’in haberine göre Bingazi’de bir Merkez bankası kurulmuş. Bloomberg haberi Ulusal geçiş konseyinin merkez bankası kurduğu şeklinde geçiyor ama bu “saygın” ekonomi kurumu Ulusal geçiş konseyini “isyancılar” olarak tanımlıyor.

IMF’nin açıklamasına göre bu merkez bankasının “144 ton altını” var. Economic Policy Journal’da Robert Wenzel “hayatımda bu kadar alelacele kurulan bir merkez bankasına rastlamadım, bu işte bir gariplik var” diye yazmış.

Sakın IMF “ülkenin kalkınması ve yeniden inşası” için Libya geçici hükümetine “katmerli faizli borç para” vermek istemiş olabilir mi?

Ulusal geçiş hükümeti, “iyi ama merkez bankası kuralım kurmasına da, daha ortada doğru dürüst bir hükümet yok” demişse” herhalde IMF’nin cevabı “ee, o kadar altınınız var, yavaş yavaş ödersiniz”  şeklinde olmuş olabilir.

Tüm bunların ışığında başbakan Abdülcelil’in, geçen hafta yaptığı “ülkemiz bölünebilir, aşiret kavgalarına sahne olabilir” açıklaması daha bir manidar oluyor.

Barış Tarımcıoğlu

p

Yazan - Şub 29 2012. Kategori Orta-Doğu. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

HariciHaber.com Arşiv Taraması

Foto Galeri

gig_g=1
Giriş | Tasarım Gabfire themes