harici haber

28 Şubat safra keseleri üzerinden medya analizleri

28 Şubat safra kesesi atma operasyonları tüm cihana hayırlı olsun. Cihana diyoruz sadece millete demiyoruz çünkü pek çok akil abimizin işaret ettiği gibi bu global bir operasyondu, 28 şubatta sadece üç-beş general tankçılık oynamadı, meskun mahalde.

Yabancı basına şöyle bir göz gezdiriyoruz, henüz pek bir “analiz” döşenmemişler, sadece reuters’ın ana haber bülteninin kopyası yazılar var daha çok.

Okuyucu yorumları tam bir felaket, zaten ortalama batılı bir okuyucu kışkırtacak tabirler gizlice ve ustalıkla serpiştirilmiş.

Haber metni, “islamist” aşağı “islamist” yukarı tabirler ile dolu. “İslamcı” demek islamist kabaca ama malumunuz her sözcük her zaman aynı etkiyi bırakmaz, söylem çözümlemesi ve bir dilin içinden çıktığı kültürün bağlamı göz önünde bulundurulduğunda.

Bugün, batı basınının 11 eylülden beri girmiş olduğu güzergah sonucunda öyle bir algı oluştu ki artık, “İslamist” deyince çok kötü bir şey algılanıyor, ne hakla muhafazakar kökenli bir siyasetçi olurmuşmuş gibi bir hava oluşuyor. “Ona “İslamcı” diyelim de, görsün, potansiyel terörist muamelesi yapalım.” gibisinden bir algı oluşturulmak isteniyor.

Bugün itibari ile bütün Avrupa ve ABD gazetelerinden konu ile ilgili olarak “Dönemin İslamcısının intikamını günümüzün İslamcısı aldı” cümlesi çıkıyor haber metninin bütününden sonra. Hiç te öyle “Türkiye’nin demokrasi zaferi” diye bir algı yok. Hal böyle olunca haber altı yorumları aynen bizim bazı mahallelerdeki kantinlerdeki öğrenci yorumu kıvamında “Türkiye’nin gidişatını hiç beğenmeyen” bir sürü entel, zırva yorum.

Associated Press’in başlığı daha da sinsice, tehlikeli, fütursuzca. “Türk polisi orduya karşı crackdown başlattı” diyor. Şimdi burada öyle bir dil cambazlığı var ki, durup iki dakika düşünmek gerek. Çünkü bu “saygın” haber ajansının metnini, yüzlerce basın kuruluşu otomatik olarak başlıktan verecek. Zaten böyle dilbilimsel analiz yapıyoruz, satırlarımızı okuyup bize teşekkür emailleri gönderen uluslararası ilişkiler ve basın-yayın öğrencisi kardeşlerimiz için. Görsünler ki, batılı meslektaşları nasıl böyle cambazlıklar yapıyor bir kaç sözcük üzerinden, böylece metin okuma ve analiz becerileri konusunda bizim de iki lokma katkımız olsun.

Şimdi crackdown “sıkı önlem almak” demek sözlük anlamı itibari ile. Ancak bu sözcüğün, hemen hemen “popüler” her sözcük gibi bir de toplumsal algısı vardır. Bu algıya göre bu sözcükten, bir çekişme, bir mücadele hatta “müdahale” anlamı çıkar.

Gördünüz mü sinsi tuzağı?

Yurdumda “Askeri dikta gitti, sivil dikta geldi” diyen zihniyet nereden besleniyor, anlaşılıyor.

Yani öyle bir hava var ki, zaten haber metninin devamından da bu çıkıyor, ülkemizde büyük bir kaos var, polis ile asker karşı karşıya, bakalım askerler ne zaman tekrar karşılık verecek bu duruma, merakla bekliyorlar…

Dervişin fikri ne ise zikri odur hesabı.

Hiç biri normalleşmekten, hukuksuz yere işlem yapan subayların normal normal yargılanmasından, Türkiye’nin normalleşmesinden haber vermiyor.

Hala Türkiye 3.dünya ülkesi gibiymiş gibi, müthiş sancılı dönemlere gebe imiş gibi haber metinleri.

Her şey birbirine bağlı değil mi?

Böyle haberlerden sonra Türkiye “imajı” normalleşmez, ister seyyah-turistin, ister ekonomik derecelendirme kuruluşunda çalışan bir stajyerin algısında. Öyle ki, o stajyer, “ama Türkiye’nin rakamları çok normal, hatta iyi gidiyor” diye patronlarına karşı gelmesin, patronları Türkiye’nin notunu düşürürken.

Evet, bizce Dil, Medya ve İletişim kuramları böyle şeyler çağrıştırmalı okuyana.

Biz yazalım da, ne de olsa bir döneme “ayna” tutan belgesel yapımcılarımız, “endişeli laik” medya ve iletişim kuramcılarımız bu konularda hiç konuşmayacaklar.

28 Şubat döneminde medya askerden daha suçludur. Ağızlarının sularını akıta akıta manşetler attılar, hiç te baskı altında filan değillerdi, “enjoy” ettiler yani aynen coca-cola içer gibi hükümet aleyhinde, dindarların aleyhinde haberler uydurdular.

Şimdi de hiç bir medya üzerinden çalışmalar yapan “sosyal bilimcimiz” onları kuramsal düzlemde eleştirmiyor, ne de olsa çoğu, çoğunun rakı sofrasından arkadaşı.

Kendinde isteği manşeti atma gücü görmek, ne büyük bir küstahlıkmış.

Lütfen kimse kimseyi “asker istedi onun için yazdık” diye kandırmasın, 28 Şubat’ta ve diğer darbelerde, medya en az asker kadar suçludur. Malum kesimleri yani.

Barış Tarımcıoğlu

Yazan - Nis 16 2012. Kategori Avrupa. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

HariciHaber.com Arşiv Taraması

Foto Galeri

gig_g=1
Giriş | Tasarım Gabfire themes