harici haber

Dış Basınla Mücadele Taktikleri-2

İçinde bir parça delikanlı ruhu barındıran her Türk genci başbakanımızın esip gürlemesinden ilham, hatta zevk alabilir, buna itiraz yok. Ama bizim özel ilgili alanımız olan “dış basın” mevzusu devreye girince, malum odaklar başbakanımızı sinirlendirdikçe, esip gürleme taktikleri “dış basınla mücadele” açısından baş vurulacak son strateji aslında.

“Kaynağını açıkla, açıklamazsan namertsin” zaten başlı başlına bir çeviri problemi barındıracak, çeviri sürecinde ise insanı kültürel çalışmalara bulaşmak zorunda bırakacak bir çıkış cümlesi. Ne yapın edin karşı tarafa meramınızı anlatamazsınız, gerek de yok aslında.

Bir kere batı basının kesinlikle anlamayacağı bir şey, bir ülkenin başbakanı neden kalkıp kendilerini bu kadar ciddiye aldığıdır. Zaten problemin temelinde, onların asla ve kat’a herhangi bir Türk gazetenin, Türk haber ajansının veya Türk köşe yazarının, malum konularda boy boy çuvaldızı sine-i millete batırmadığı sürece kaale bile almayacakları yattığından, bir devletin başkanı nasıl olur da tamamen “lobiciliğin yılmaz sesi” bir gazeteyi bu kadar ciddiye alabilir, oturup düşünmek lazım.

Öncelikle bu tarz gazetelerin haber vermek gibi bir dertlerinin asla olmadığını, “editoryal” endişeleri olduğu maskesi altında belli bir takım lobilerin borazanlığını yaptığını bilelim. Dolayısıyla adamın namert veya tü-kaka bir gazetecilik durumu yok ki, adam işini yapıyor. Lobi gazeteyi kurar, bazı kalemleri maaşa bağlar onlar da gereken “yorumları” yazarlar. Bu yüzden “kaynağını açıkla” demek de zaten başlı başına hedefi ıskalamak oluyor, karşı tarafa bırakın cevap hakkını, sizinle dalga geçme hakkını bile veriyor. Bu tarz gazeteler hiç bir zaman, “yazıyor yazıyor, karısını kıtır kıtır doğrayan Ohio’lu işçiyi yazıyor” diye haber yapmıyorlar ki, “saygın saygın” takılıyorlar.

Wall Street Journal ne zaman Başbakanın esip gürlemesini ciddiye alır, biliyor musunuz? Başbakan ve/veya yakın çevresindeki bütün siyasiler belli başlı bir takım “bizim gazetelerimizi” ne kadar ciddye alıp, saygı duyduklarını tüm dünyaya “çaktırmadan” duyurdukları zaman.

Yani bir ülkenin başbakanı kalkıp bir başka ülkenin gazetesine cevap vermemeli. Gerekiyorsa bu cevabı “saygınlığı tüm dünya tarafından” onaylanmış İngilizce yayın yapan bir Türk gazetesindeki “milli refleksleri olan” bir kalem vermeli.

İnsanı cidden üzüyor, üçüncü dünya ülkesi gibi davranmış oluyoruz, Wall Street Journal gibi bir gazeteyi başbakanlık düzeyinde muhatap aldığımızda.

Yandaş basın oluşturmak, buna niyetlenmek doğal bir güdü, bir niyet olabilir ama ekonomisi bu kadar kötü gitmekte olan Avrupa ülkelerinden birer birer, el altından gazete alınabilir mi, asıl sorulması gereken soru budur, başbakanlık “basın-yayın ve enformasyon” düzeyinde. Yüzyılın başında savaşlar öncesinde belli ülkelerin başvurduğu klasik taktik buydu. Şakadan değil cidden tavsiye edebilirdik bunu, mümkün olduğunu bilsek. Öyle ya, Wall Street Journal’in Türkiye hakkında atıp tuttuğu haberine şöyle kallavi bir yanıt “yandaş” bir İngiliz gazetesinden gelse, fena mı olur?

Olmazdı ama imkansız. İşte zaten her şey burada düğümleniyor, bizim “dış basınla mücadele” etme konusunda uğraşılarımızın kökeni, ister istemeden dallanıp budaklanıyor. Çünkü bu “dış basın” meselesi tahmin edebileceğimizden çok daha derin bir mevzu, öyle işin “basın-yayın-haber-iletme” konuları ile ilgisi yok. Cebinize trilyonlarca para koyun, gidin sıkıyorsa Avrupa’da bir gazete veya televizyon almaya kalkın bakalım becerebiliyor musunuz? Basit bir iddia, İngiltere kraliçesi çıkarlarına uygunsa size sarayından bir çardak altı bahçe filan bile satabilir, ama allem edip kallem getirirler de size bir “gazete” satmazlar, ne kadar ekonomik durumu kötü olursa olsun. Zira onlar için “basın” meselesi milli namus meselesi gibidir.

Hal böyleyken bize düşen ilk adım, el birliğini ile “kendi” basınımızı uluslararası düzeyde okunur, takip edilir düzeye çıkarmamız gerekiyor. Yoksa başbakanlıktan her tv yorumcusuna kadar elalemin atıp tutmasını konuşur dururuz, onlarda kıs kıs gülmeye devam eder.

Barış Tarımcıoğlu

Yazan - Tem 3 2012. Kategori Avrupa. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

HariciHaber.com Arşiv Taraması

Foto Galeri

gig_g=1
Giriş | Tasarım Gabfire themes