harici haber

Dış Basınla Mücadele Taktikleri-3

Etrafımızı kuşatan hainler güruhu ile mücadele ederken, işin medya ayağını biraz gereksiz hamasi bir refleks ile, biraz da kalemşör bir eda ile gerçekleştiriyoruz. Oysa özellikle Amerika ve İngiltere’de takip edilmesi gereken, hakkaniyetli düşünüp yazabilen, özellikle Türkiye’nin dış politikasını tüm dünyaya duyururken faydalanabileceği pek çok “alternatif medyada yer alan” gazeteci ve yazarlar var.

Elbette küresel sermayederlerin emrinde olan medyalarda pek iş bulamaz bu yazarlar. Bu yüzden alternatif kanallarda iş bulurlar. İran’ın PressTv’si veya Rusya’nın Russia Today’i, bazen de Al Jazeera English, çok nadir de Çin’in İngilizce yayın yapan devlet televizyonu ve haber portalı CCTV bu kalemlere “kendi çıkarlarına uygun ise” mikrofon uzatır.

Biz burada tek tek isimleri sıralamıyoruz, devletimizin konuyla ilgili-varsa tabi- birimleri ister ise sunarız elbet. Bizim dikkat çekmek istediğimiz nokta daha çok bir zihniyet değişikliği. Çünkü Türkiye aleyhinde zevkle yazılar yazan bir Türk gazeteci ile mücadele etmenin en etkili yolu, onun öve öve bitiremediği Anglo-Sakson kültüründen gelen bir yazar ile cevap vermek, en azından böyle isimleri makul çerçevelerde “kullanmak”.

Mesela bir Türk gazeteci PKK’ya terör örgütü diyemez oysa bir ABD’li yazar, velev ki küresel finans baronlarının hizmetkarı değilse ve bir gram vicdanı varsa, PKK’ya terör örgütü diyemeyen kendi medya kanallarını öyle güzel yerden yere vurur ki…

Örneğin ad ve soyadından Türk olduğunu zannedebileceğiniz bir zat-ı muhterem, uluslararası yayın yapan bir ABD’li haber kanalına öyle makaleler yazıyor ki, Türkiye’deki son gelişmeleri öyle bir çarpıtarak veriyor ki, okuyan Türkiye’de müthiş bir kaos ortamı olduğunu düşünür ve Türkiye’yi bölünmenin eşiğinde, felaketlerin beklediği bir ülke olarak görür, bunun da tek sorumlusu olarak son 10 yılın “İslamcı” hükümeti olduğunu yazar.

İşte bu tip kafalarla oturup bizim “milli kalemlerimizin” mücadele etmesi gerekmiyor, zaten bir sonuç alınmaz. Dediğimiz gibi, gerek duyan olursa tek tek veririz isimleri, böyle vicdanlı ABD’li ve İngiliz yazarlardan “yardım” istenebilir, veya en azından onların Türkiye’de okunması sağlanabilir.

Bizim Türk zannettiğimiz bir yazarımız zevkle ve iştahla Türkiye’yi dünya kamuoyunda küçük düşürmek için elinden geleni yapıyorken, ABD’li bir “Filistin sevdalısı” gazeteci-yazar, Genel Kurmay başkanı Necdet Özel’in, Türkiye Cumhuriyeti başbakanına verdiği iftar yemeğinin ne kadar önemli bir mihenk taşı olduğu üzerine çok derin sosyolojik bir analiz yazabiliyor. Yazıyor da, Türkiye’de okuyan var mı? Biz haricihaber.com gibi mütevazi bir haber portalında böyle isimlerden bahsedersek bir şey değişmez, bir devlet politikası, bir basın-yayın stratejisi olarak hükümetin bu konuyla ilgilenmesi gerek.

Türkiye’yi dünyaya şikayet etmeyi kendine şiar olarak belleyen bir “Türk” gazetecisi, Dünya’daki tüm gazetecilerin Türkiye hakkında aynen kendisi gibi yazıp çizdiği zannediyor, ülkemiz gündemine de öyle pazarlıyor.

Dış basınla mücadele ederken dikkat etmemiz bir husus da, etrafımızı kuşatmış olan Orta-Doğu coğrafyasının medya kültürünün tuhaflığı, hala oryantalist bir zihniyetin kurbanı oluşu. Maalesef henüz “özgür bir Arap medyasından” bahsetmek çok zor. Pek çok Arap portalının anglo-sakson meşeili olup, belli çıkar odaklarını zihniyetine hizmet ettiği belli.

Öyleyse Türkiye’nin yapması gereken, gerçekten Arap halklarının yanında olabilen veya en azından “kolonyal mikroplardan” temizlenmiş medya kanallarını bulup desteklemek, yoksa da kurmak. Bu konularda son 5 yılda bazı kıpırdanmalar olduğunu görüyoruz ama  toplumumuzun belli kesimlerindeki Türk-İslam coğrafyasına yöneltilmiş tiksinti hala öyle ciddi boyutlarda ki, zulüm gören bir diyara yardım eli uzatınca bazıları kuduruyor, nevrotik tepkiler veriyor. Düşünsenize, bir devlet politikası olarak Arap ülkelerindeki medyaları emperyalizmden kurtarma çabası içinde olsak hatta bunun için bütçe ayırsak, aynı hain zihniyetler neler kusar acaba?

Çünkü, inanmayacaksınız ama, öyle Arap medyaları var ki, zaten bu kanallar Arap halklarına değil, ABD ve Avrupa kamu oylarına hitap ediyor, örneğin geçen hafta Mursi’nin rakiplerini “çarmıha gerdiğini” yazdılar, cidden, mecazi anlamda değil, fiziksel olarak. Yani Mısır’da böyle olaylar oluyormuş, Mursi böyle canavarmış haberimiz yok. İşte Müslüman kardeşlere çamur atmak isteyen ABD medyası da Arap News, Al Khabar News, Dostor Watany ve Egytp Now gibi kanalları bu haber üzerinden kaynak gösterdi.

Satılık kalem zihniyeti her yerde aynı anlayacağınız. Aynı hain “Arap medyası” bugün kendi halkının iradesine hançer saplarken, yarın bu coğrafya üzerinde etkili siyaset yapmak isteyen Türkiye’ye de saldırır.

Dış basınla mücadele ederken sadece kendi içimizdeki hainlerden değil, civarımızdaki hain medyalardan kurtulmak gerek.

Barış Tarımcıoğlu

Yazan - Ağu 23 2012. Kategori Avrupa. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

HariciHaber.com Arşiv Taraması

Foto Galeri

gig_g=1
Giriş | Tasarım Gabfire themes