harici haber

Amerikan Başkanının yetkisizliği veya Pentagon’un Hasan Mutlucan Türkülerine İhtiyaç Duymayışı Üzerine

Bu aralar ABD seçimlerinden dolayı bizim medyalarımızda sürekli Obama’mı yoksa Romney’mi Türkiye için daha faydalı olur diye bir tartışma dönüyor, oldukça beyhude bir tartışma. Çünkü ABD başkanlık sistemi gereğinden fazla abartılıyor. Ayrıca ABD başkanları ne kadar popüler olursa olsun ABD’nin savunma ve dış işleri politikasını Pentagon belirler, tıpkı ABD’nin para politikalarını ABD başkanının değil, Federal Reserve’ün belirlediği gibi.

Ülkemizde yapılacak olan her türlü “başkanlık sistemine geçiş” tartışmalarının tamamen ABD sistemine yapılacak her türlü atıf ve referanstan bağımsız olmasını diliyoruz.  Çünkü iyi bildiğimiz bir husus ABD başkanlık sisteminin kağıt üstünde başkana bir çok yetki vermesine rağmen, bütün bu sistem bir takım “odaklar” kapalı kapılar ardında lobi faaliyetlerine devam etsin diye tasarlanmıştır.

Afrika kökenli olmasından veya iyi hatip olmasından veya bir başka karizmatik özelliğinden midir nedir, Obama ABD başkanı olduğunda, haklı olarak Bush’tan tiksinen milyonlarca Amerikalı rahat bir nefes almıştı. Ama yıllar geçtikçe Obama tüm halkı daha da hayal kırıklığına uğratmaya devam ediyor, insanların sabrı taşıyor.

ABD başkanı rock yıldızları gibidir

Ancak burada problem Obama’nın basiret veya iş bitiricilik seviyesi değil, ABD başkanlık sisteminin kocaman bir yalan üzerine kurulu olması. “ABD, 2.dünya savaşından beri askeri vesayet altındadır, soğuk savaş bittiğinden beri ise de ülkeyi “derin devlet” darbeleri yönlendirir, bu darbeler o kadar başarılıdır ki kimsenin ruhu duymaz, başkanlara da halkın önüne çıkıp fiyakalı konuşmalar yapmak, seçmenlerine de , sanki başkanları bir rock yıldızı imiş gibi onun tişörtünü giymek düşer”  dersek pek de abartmış olmayız.

ABD derin devleti akıllıdır, kimseye zarar vermeyecek soytarılıklara, “insan hakları ve bireysel özgürlükler” kapsamında, göz yumulur, ABD halkları da sistemlerinin dünyanın en ileri demokrasisi olduğu yalanını tüm dünyaya duyurur. Örneğin, bir kaç zıpır genç, devlet büyükleri ile istediği gibi dalga geçer, zaten olay ABD medyası tabiri ile “15 dakika sonra unutulur”. Ya da bir Meksikalı herhangi bir etkinlikte İspanyolca türküler bağırır çağırır, bunun üzere devletin savcısı dava açmaz veya Pentagon’dan kimse “Genç subaylar rahatsız oldu, ülke bölünecek” filan diye veryansın etmez.

Çünkü Pentagon’un çok daha önemli işleri vardır, ülkeyi yönetmek, Başkan’a ne derlerse yapmalarını sağlamak üzere sürekli baskı kurmak ve trilyon dolarlık savaş endüstrisinin neferliğini yapmak gibi.

O kadar çok çatlak ses çıkıyor ki ABD siyasetinden son bir kaç yıldır… Sağlık sigortası ve ekonomi problemlerin tam da kördüğüm olduğu dönemlerde dış siyaset politikaları daha da karman çorman.  Bunlar yetmiyormuş gibi Obama kilit görevlere istediği insanları atayamıyor. Savunma bakanı Leon Panetta’nın hiç te Obama’nın istediği bir isim olduğuna inanamıyoruz çünkü Obama Afganistan çekilme konusundan ne söylüyorsa Panetta tam tersini söylüyor. WSJ’de çıkan bir habere göre, Panetta, Obama’ya inattan mı nedir, “2014 yılına kadar 70.000 asker Afganistan’da kalacak” diyor.

Obama istediği isimleri kilit görevlere atayabilir mi?

İşin komiği bu çatlak seslerin üzerine gidilmiyor ABD medyasında, biz de olsa gazete ve tv’ler kriz kriz diye yeri göğü inletirdi. Yine New York Times’ın haberine göre, Panetta, Irak konusunda aynen Bush’un söylemini tekrarlıyor, Obama’dan farklı bir şekilde. Maliki’ye “2011 sonunda Irak’tan çektiğimiz askerleri geri davet ederseniz iyi olur sizin için” diyecek kadar küstah. CIA bile ” 11 Eylül olayları ile Irak işgali arasında bir bağlantı bulamadık” diye itirafta bulunmuştu, Panetta ise ısrarla “Irak’ın önceden nasıl terör yuvası olduğunu, halen böyle bir tehlike olabileceğini” söylüyor.

Panetta hakkında kısa bir internet araştırması, beyefendinin “malta şövalyesi” ünvanı olduğuna işaret ediyor. İşin bu kısmı pek bizi ilgilendirmez ama, 11 eylül saldırıları ile Irak’ın işgali arasında bağlantı olduğunu iddia eden insan isterse gizliden gizliye Babil’in antik büyücüsü olsun fark etmez, zaten “geri kafalılığı” tescil edilmiştir. Panetta yarın öbür gün çıkıp “Saddam’ın bulamadığımız kimyasal silahlarını Kaddafi satın almış, Hücum!” derse hiç şaşırmayız.

Her kim ABD başkanı olursa, Pentagon’un bütçesine dokunan yanar

Panetta ABD dış siyaseti için bayağı bir problem olacak gibi gözüküyor.  Obama istediklerini yapamayacak. Halk Irak ve Afganistan’dan çekilmek istiyor, çünkü ekonomik kriz bellerini büktü. Obama ise bir sonraki seçimler için harika bir sükse yapmış olur “Barış getirdim, askerlerimizi yuvaya döndürdüm” derse.

Ama işte ABD başkanlık sistemi, nemenem bir iktidardır, orası meçhul. Önümüzdeki son on yıl için Pentagon’un 700 milyar dolarlık bütçesini azaltmak için çok uğraşıyor Obama, zaten halkın ve “normal” medyaların da desteği bu yönde. Ama Foreign Policy Initiative gibi “saygın” savaş lobisi borazanları hemen kıyameti kopartıyor, Pentagon’un bütçesine dokunmayı ulusal güvenlik felaketi olarak duyuruyorlar.

Görünen o ki, Obama ya da her kim ABD başkanı olursa, Pentagon’un bütçesine dokunan yanar.

Pentagon da istediği gibi devleti yönetmeye devam eder, Hasan Mutlucan’dan türküler yayınlamaya ihtiyaç duymadan.

Barış Tarımcıoğlu/Haricihaber.com

Yazan - Kas 5 2012. Kategori Amerika. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

HariciHaber.com Arşiv Taraması

Foto Galeri

gig_g=1
Giriş | Tasarım Gabfire themes