harici haber

Ürdün meselesinin düşündürdükleri

İsrail’in Ürdün paniği ve Ürdün’deki sokak hareketlerinin uzantıları...

Öncelikle şunu açıklayalım mesele sözcüğünü kullanmak istemezdik ama başka çaremiz yok. Mesele sözcüğünde maalesef “kolonyal” bir tını var. Kolonyal sözcüğünü emperyalist güçlerin İslam coğrafyasını sömürmek istemesi anlamında kullanıyoruz. Böyle bir açıklama yapmak zorunda hissediyoruz, zira ister inanın ister inanmayın, google’a insanlar “kolonyal ne demek?” diye yazıyorlar, haricihaber.com’un arama motoru istatistiklerinden biliyoruz.

Bu satırlarda şimdi eğitim sistemimizi eleştirecek değiliz, bu yazının konusunu aşar. Ama Ürdün gibi İslam coğrafyasındaki bir ülkeden bahsederken “mesele” sözcüğünü kullanmak zorunda kalmamız içimizi acıtıyor, öncelikle bunu belirtmek istedik.

Ürdün sokaklarında gösteriler var, belli kesimler dışında bundan bahseden pek yok medyalarımızda. Herhalde başbakanımız değinmediği sürece de, Ürdün konusu gündeme gelmez. Ama bizce önemli zira İsrail bu meseleyi çok ciddiye alıyor. Hatta Ürdün’deki mevcut rejim için İsrail’in son kalesi dersek abartmış olmayız.

Son Gazze saldırılarından dolayı Ürdün’e pek odaklanamadık. Zira ilginç gelişmeler oluyor Ürdün’de. İsrail’in her zaman koruyup gözettiği Ürdün’de ciddi bir “devrim” olursa, bu coğrafyadaki resimler, tablolar, güç dengeleri cidden derinden etkilenir, köklü olarak değişir.

ABD’li düşünce kuruluşları GateStone ve  Hudson adlı “düşünce tankı” kurumların haberlerine dikkat çekmiştik daha önce bu satırlarda. Genelde Tel Aviv bağlantılı yazarları üzerinden Avrupalıları Müslümanlar aleyhinde kışkırtan haberler yapıyorlardı. Şimdi ilginç bir analiz yayınlanmış GateStone kuruluşunun web sayfasında, “ABD yönetimi Ürdün kralı Abdullah’ın üstünü mü çizdi?” başlıklı.

Analizde ABD dış işleri sözcüsü yardımcısı Mark Tone’un “Ürdün halkının değişime aç ve susuz olduğu ve siyasi ve ekonomik endişeleri olduğu” açıklamasının kraliyet sarayın bir panik dalgası başlattığı belirtilmiş.

Zaten bizim de hep merak ettiğimiz, Arap baharının neden bir türlü Ürdün’e uğramak istemeyişiydi.

Eğer Ürdün’de bir rejim değişikliği olursa, bu değişiklik kesinlikle Mısır’ın Müslüman kardeşlerinden etkilenecektir.

Bu konuda Obama yönetimi İsrail ile çatışmayı göze alabilir mi? Zira İsrail kesinlikle Ürdün’de bir rejim değişikliği istemez.

Bizim Suriye konusundaki samimiyetimizin tüm dünya genelinde daha da net bir şekilde anlaşılması için acilen Ürdün konusunda dış işlerimizden bir açıklama gelmesi gerek. Ürdün halkının yanında olduğumuz ivedilikle duyurulmalı.

Böylece İsrail’e “hamleni gördüm” demiş oluruz.

Ürdün rejimi hemen topu taca attı, göstericilerin “dış kaynaklı teröristler” olduğunu iddia etti.

Daha önceden bu satırlarda “Ürdün’ün ayrıcalığı ne?” diye bir soru yöneltip aşağıdaki ilginç haberleri aktarmıştık:

“Nuclearpowerdaily.com’un haberine göre Ürdün Kralı Abdullah, ülkesinin sivil amaçlı nükleer programının İsrail tarafından baltalandığını söylemiş. TimesofIsrail.com’un haberine göre ise de İsrail atom enerjisi kurumu başkanı Shaul Chorev yaptığı açıklamada, Ürdün’ün nükleer programı ile ilgili olarak en ufak bir kaygılarının olmadığını, Ürdün’ün nükleer programlarını desteklediğini söylemiş.”

GateStone kuruluşunun analizinde ABD hükümeti açıkça uyarılıyor, “eğer ABD hükümeti Kral Abdullah konusundaki tutumunu netleştirmezse, ülkede Müslüman radikallerin getirdiği terör ve anarşi hakim olacak” deniliyor.

İngiltere’de mutlaka devreye girecektir bu konuda. Belki de Aden körfezinde iyice yalnızlaşacağını iyi bilen İngiltere, Ürdün’ü de elinden çoktan çıkardığına hayıflandığından, bir müddet sonra Türkiye’ye verdiği desteği iyice arttıracaktır, bu coğrafyanın meseleleri üzerinden. Karşılarına İsrail’i almak pahasına. Bizim medyalarda hiç bahsedilmeyen çok önemli bir gelişme oldu, son Gazza saldırıları ile ilgili. İngiltere açıkça Hamas’ın ve Gazze halkının “yanında” olduğunu hissettirdi, İsrail’e karşı tavır aldı. BBC hep bu yönde haberler yaptı, izledik.

İşte bu yüzden İsrail’in Ürdün konusunda paniklemesi çok normal, çok uzun bir sınırı var Ürdün ile. Mısır’dan sonra Ürdün’de bir “halk devrimi” olsa ne güzel olur değil mi?

Şimdiden Türkiye’nin buna göre hamleler yapması gerek.

Barış Tarımcıoğlu/Haricihaber.com

Yazan - Kas 25 2012. Kategori Orta-Doğu. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

2 yorum - “Ürdün meselesinin düşündürdükleri”

  1. inşaAllah barış bey

  2. admin

    Amin Hasan bey, medyamız şimdiden bu konuya eğilmeli, Mısır’a, Libya’ya, Suriye’ye verdiğimiz desteği, Ürdün’e de vermeliyiz.

Yorum yaz

HariciHaber.com Arşiv Taraması

Foto Galeri

gig_g=1
Giriş | Tasarım Gabfire themes