harici haber

İngiliz gazetesi neden Mescid-i Nebevi’yi savunur?

İngiliz gazetesi Independent’da uzun bir analiz-haber var, Suudi yetkililerin Medine’deki Mescid-i Nebevi üzerinde yapacakları inşaat ve genişletme çalışmaları ile ilgili. Başlığı oldukça kışkırtıcı, Suudlar İslam’ın tarihini buldozerle yıkıyor diye atılmış.

Daha önceden sürekli bizim basınımızda da Mekke’deki çalışmaların Kanuni döneminde yapılan revaklara nasıl zarar vereceği yönünde çok haber çıkmıştı, pek çok kez bu haberler yalanlanmıştı ancak tam kesin olmasa da, son duruma göre Mekke’deki bu revaklar korunacaktı.

Peki 28 Şubat’ın en azgın, azdırıcı ve azmettirici gazetelerinden biri neden Mekke’deki revaklara kafayı takar? Çok mu düşkünler “ecdanın İslam’ın kutsal beldesine” yapmış olduğu mimari katkılara? Hayır, çünkü kılavuzları ve velileri olan İngiliz basını da aynı “sahte ve yapmacık” hassasiyeti gösterir de ondan.

Maksat Araplar ile Türkler arasında bir kıvılcım çakmak için en ufak bir fırsatı kaçırmasınlar.

Şimdi de işte bu Independent gazetesi uzun uzun anlatıyor, Medine’de yapılacak değişikliklerin İslam’ın peygamberinin ve ilk halifelerin mezarlarına zarar vereceğini anlatıyorlar.

Peygamberimizden(sav) peygamber olarak değil de, “İslam dininin kurucusu” diye bahseden bir zihniyetin durup dururken “halife kabirlerine” hassasiyet göstermesi neden?

Elbette zevkle lafı dolandırıp vahabiliğe getirmişler, belli hassasiyetleri iyice kışkırtmak için.

Tam da bu noktada araştırmacı-yazarlar David Livingstone ve Sahib Mustaqim Bleher’in Vahabilik tarihi ile ilgili “Surrenderin Islam” isimli ilginç çalışmasını hatırlıyoruz. Yazarlar uzun uzun 17.yüzyılda İngiliz “seyyahların” İstanbul’a gelip “Müslüman olduk” deyip fıkıh-kelam öğrenip, icazet alıp Mekke’ye gidip orada “Osmanlı’nın içine fitne sokulsun” diye, Osmanlı’nın itikat anlayışına taban tabana zıt “vahabiliği” icat ettiklerini anlatırlar. Yazarların iddiası sarihtir, vahabiliği İngilizler icad etmiştir.

İşte şimdi de aynı zihniyet tam gaz çalışıyor, unutanlar için vahabiliği hatırlatıyor, bu vesile ile Sunni dünyasını Araplara karşı kışkırtıyor. Elbette Araplar buna tepki vermeden önce de onlara da, pek muhtemeldir ki, milliyetçilik gazı verecek.

İslam tarihi miraslarını korumak sadece Suud’in elinde değil, tüm İslam dünyası bu konuda görüşünü belirtir, tepkisini verir, olması gereken de bu. Bizi üzen aşırı fevarini bir şekilde bu tarz haberler doğrultusunda “Araplara düşmanlık” beslemek İngilizleri kıs kıs gülderecek, emellerine ulaştıracak.

Bugünlerde olursa “Vahabiler Mescid-i Nebevi’yi yıkıyor” diye bizim “28 Şubat kalıntılarından hala medet uman bazı medyalarımızda” manşetler atılırsa, bilin ki önce birileri İngiltere’de düğmeye basmış, haberiniz olsun.

İslam dini sanki seküler bir müessese imiş gibi Peygamberimizden(sav) “kurucu” diye bahseden, son yıllarda diğer pek çok İngiliz gazetesi ile ele ele verip 28 şubattaki bazı Türk medyalarını aratmayacak kadar rezil rüvsa bir üslupla Müslümanlar aleyhinde haberler uydurup duran bir İngiliz gazetesi birden bire “İslam tarihinin en önemli mirasına sahip çıkıyor”, tuhaf değil mi bu?

Suud’i eleştirirken, tepki gösterirken öyle bir metod izlemeliyiz ki, her ne yaparsak yapalım İngilizleri sevindirmeyelim.

Çünkü Anglo-Sakson zihniyeti fitneden beslenen bir asalak-canavardır.

Barış Tarımcıoğlu/haricihaber.com

Yazan - Oca 1 2013. Kategori Avrupa. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

HariciHaber.com Arşiv Taraması

Foto Galeri

gig_g=1
Giriş | Tasarım Gabfire themes