harici haber

Dış Basınla Mücadele Taktikleri-5

Dış basınının mücadele edilmesi gereken ve Türk milletinin başına salınmış en köklü musibetlerden biri olduğunu anlatmaya çalışıyoruz sürekli. O kadar köklü ki, kökleri Bab-ı Ali’ye bile kök salmış, uzak diyarlardan filizlendikten sonra.

Türk basınının çok büyük bir bölümünün hemen hemen üzerinde hiç durmadığı bazı haberler turuna başlayalım, öncesinde hiç bir Türk kızının ABD’de öldürülmesinin asla kat’a ABD medyasında haber olamayacağını, sürekli ABD’de her gün sayısız kadının tecavüze kurban gitmesine rağmen ABD medyalarının bunu haber yapmayıp İstanbul’da öldürülen bir New York’lu kadını haber yapmasının basın-yayın okullarında “orientalism ve occidentalism” meseleleri üzerinden ders olarak okutulması gerektiğini belirterek başlayalım.

Evet, Müslüman ülkeler işgal ediliyor, Müslüman kadın ve çocuklar zulüm görüyor, biz hala Nato-Mato-BM-AB falan filan bomboş işler ile uğraşıp, uykusundan yeni uyanmış şımarık çocuk gibi sağa sola sataşıp duruyoruz. Evet, Türkiye son 50 yıldır uykudaydı, yeni uyandı ama henüz uyku mahmurluğunu üzerinden atamadı.

Oysa batı basını atalarının 250 sene önce başlattığı “kolonyal-sömürü” projelerinin tetikçilik görevini mükemmel üstleniyor. Öyle ki, aslında “İstanbul’da öldürülen New York’lu kız” haberlerini bile Türk medyasında “kendi istedikleri formatta verme” gücüne sahipler, bizim medyalarımız da tam bir kuzu, farkında olmadan “ekmeklerine yağ sürüyor”, bu sinsi emperyalist öcülerin.

Zira Avrupa medyalarının Fransa’nın Mali işgaline nasıl destek olmak için canla başla çalıştıklarını görmüyorlar, görmezden geliyor.

Dış basınla nasıl mücadele etsinler ki, “basının özgür olduğunu, objektif haber vermeleri gerektiğini savunup duruyorlar, yabancı saygın medyaların “sömürü düzenin uzantıları” olduğunu asla kabul etmiyorlar ki. Onlara kalsa “biz sadece haber yaparız, biz tarafsızız, kalkıp bir de devletin çıkarlarını mı düşüneceğiz, olmaz böyle bir şey” diyorlar.

Batı medyasını “tarafsız ve saygın” zannediyorlar, zira pek çoğu eğitim veya stajını oralarda yapmış.

Bu yüzden zaviyeleri bozuk, hep görmek istediklerini görüyorlar, görmek istemedikleri pek çok şey var.

Neler olup bitiyor da, Türk medyalarında haber olmuyor:

Varşova’da Hristiyan alemi en üst düzeyde toplanıyor, piskoposlar birliği genel sekreteri Guy Liagre, Müslümanların artık Avrupa’da giderek radikalleştiğini duyuruyor basın yoluyla, thenews.pl tüm dünyaya geçiyor bu haberi. Tüm Avrupa piskoposları adına yapılan bu tespit hangi bilimsel gerekçelere dayandırılıyor, soran yok, zaten bizim medyamız “The Heybeliada Ruhban okulu project” ile meşgul.

ABD’li ünlü radyo sunucusu Laurie Roth, “İslamcı erkeklerin” hadım edilmeleri gerektiğini savunuyor programında, medyadan ve halktan ciddi bir destek alıyor, ne de olsa bir haftadır ABD medyası “İstanbul’da öldürülen kadın” haberlerini köpürtüyor, sırf başörtülü diye öldürülen, dayak yiyen ABD’de yaşayan bir sürü Müslüman göçmenin haberini tenezzül edip yayınlamıyorlar, çok ufak çıktı bu haberler, Türk medyasının büyük bir bölümü dönüp bakmadı bile bu haberlere.

Doğulu erkeğe kurban giden özgür ve modern batı kadınının kurban edilişi imgesi yetmediği için, “ArapTimes” gazetesi Mali’de yasak aşk yaşayan kadının akibetini ballandıra ballandıra anlatıyor, resmen ve alenen “Fransızlar gelince Mali’ye medeniyet gelecek” diyor, evet, yani Fransızlar gittikleri yerlere “yasak aşk” kavramlarını da götürürler modernleştirmek için.

Aynı gazetenin diğer haberleri sürekli “İslam coğrafyasında zulüm gören kadınlar motifi”, gazetenin ismini hatırlatalım “ArapTimes”

Acaba hiç Türk “derin devleti”,  “ABD ve Avrupa’da gazete çıkartalım, normal normal haberler yapsınlar şimdilik gün gelir lazım olur” demiş midir?

El-alem, o ülkenin dilinden yayın yapan gazeteleri çıkarmış ama taa 1800’lerde. Şimdi işgal ediyor istediği toprağı, hem kendi halkını hem dünya kamuoyunu bir güzel susturmayı başarıyor.

İngiliz Telegraph gazetesinde AK parti iktidarı birazcık öven, o da demokrasiye ve laikliğe yapmış olduğu “olumlu katıkılardan” dolayı öven bir yazının altında yüzlerce yorum var, yazar yerden yere vuruluyor, nasıl olur da “İslam’ın Batı ile savaş halinde olduğunu, Türkiye’nin de çok tehlikeli bir durumda olduğunu” görmezmiş yazar.

Türkiye’nin giderek radikalleştiğine inanan yüzlerce İngiliz vatandaşının yorumları bunlar. Canla başla, bilerek bilmeyerek, atalarından kalma genetik “Biz beyaz adam doğululardan üstünüzdür her daim” kodunu aynen yaşayıp yaşatmaya çalışıyor.

Haricihaber’e gelen emaillerden bir tanesi geliyor hemen aklımıza, “Haberlerin güzel de birader, hükümeti tutuyorsun onun için paylaşasım yok hiç haberlerini”

Biz burada İngiltere’de bir cami bahçesine atılan kesik domuz başından, Fransa’da bir caminin duvarına yazılan ırkçı sloganlardan bahsediyoruz, bunu yaptığımız için “hükümetin” tarafında diye yorumluyor vatandaş bizi ve bunun için rahatsız oluyor.

İngiliz yazar ise biraz olsun olumlu bakmaya çabalıyor, kendi “yamuk” zaviyesinden de olsa, Türkiye’nin durumunu diğer Arap ülkelere nazaran daha iyi görüyor, okuyucuları “nasıl olur da böyle düşünürsün” diye adamı paralıyor, zira bu okuyucuların beyni çoktan, aslan geri döndürülemez bir şekilde sabitlenmiş, yıkanmış.

Bütün bunların arasında biz “Dış basınla mücadele taktikleri” diye yazılar yazıyoruz, Türk medyasının en çok okunan “Türk” haber portalları baldır-bacak resimlerinden geçilmiyor.

Biz de havanda su dövmeye inatla devam edeceğiz, ancak artık ahiret azığı olur umuduyla, zira başımızda rakı sofralarından yönetilen Bab-ı Ali medyası gibi bir musibet olduğu sürece “Halkının ve ümmetinin çıkarlarını düşünebilen basın-yayın öğrencilerinin” yetişmesi gibi bir umudumuz çok zayıflıyor.

Barış Tarımcıoğlu/Haricihaber.com

Yazan - Şub 8 2013. Kategori Avrupa. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

HariciHaber.com Arşiv Taraması

Foto Galeri

gig_g=1
Giriş | Tasarım Gabfire themes