harici haber

Dış basın Taksim’i terkederken

Dış basın denilen lağım network’ünün gerçekten mücadele edilmesi gereken ve monolitik bir yapı yani tek bir blok olduğunu hep söyler dururuz. Türk halkına yapılmaya çalışan bu son “psikolojik harp büyüsü” bu tutumu haklı çıkarıyor.

Ancak uyanan bir milleti uyutmak çok zor, bu yüzden ar ve bağırsak damarlarını çatlatırcasına mücadeleye devam ediyorlar, şimdilik geri adım attılar. Geri adımın ilk fitilini fitne yayıncılığın duayeni BBC verdi, bu protestoculardan bir cacık olmaz dedi.

68 kuşağının eski tüfek komünistleri zavallı bir akıl yarılması ile “yav bu gençlik süper valla bak onları apolitik zannettik meğersem değillermiş” diye bu taksim gençliğine sahip çıkmaya çalışsalar da “gezi ruhu” büfe masası veya tuvalet duvarı edebiyatından öteye geçemiyor.

Dış basın bütün bu durumu görüp son bir kaç gün içinde çark etti.

Son 10 güne kadar basın-yayın tarihinin en iğrenç karalama ve iftira kampanyasına imza attılar, bu konuda tez yazmak isteyen basın yayın öğrencilerine uzun uzun yardımlarımız dokunur, eğer talep gelirse. Çünkü işin içine dilbilim cambazlıkları da giriyor, mesela hiç küfür etmeden bir insanın insanlığına nasıl hakaret etmeyi başarabilirsiniz, bunu batı medyasından öğrenebilirsiniz.

Olağanüstü beceriksiz ve yeteneksiz olmalarına rağmen sadece köken ve akrabalık bağlarından dolayı zorla meşhur edilmiş sözde sanatçıların kisveleri düşüyor, gerçekten Anadolu evladı olan sanatçılar hemen fark ediliyor. Mesele bu kadar basitmiş arkadaş aslında, köken ve idük sorunuymuş işte.

Batı basını çark etti, sözde sanatçıların foyaları döküldü, iki arada bir derede kalmış Türk basınının belli kesimleri ciddi bir kimlik ve oryantasyon sorunu yaşıyor. 2007 furyalarında olduğu gibi yanlış ata oynamak istemeyenler de var.

Oysa 150 seneden sonra ilk defa bir Türk lider “faiz lobilerine” karşı “laf” söyleme cüretini gösteriyor. En son 2.Abdülhamit Han böylesi bir tavır almıştı. Bunun yandaşlıkla candaşlıkla ilgisi yok, her Türk genci bu zaviyeden bakmalı olaya.

Batı medyası niye kuduruyor aslında biliyor musunuz? Türkiye’nin yaptığı atılımlarının önünü kesmek değil sadece mesele. Avrupa ve ABD’de milyonlarca genç de “faiz lobisinden” tiksiniyor ama sadece internet üzerinden içlerini dökebiliyorlar. Hiç bir ABD’li ve Avrupa’lı lider onların bu haklı nefretlerine tercüman olamaz. Bir bilseler “Islamist” diye aşağılanan Erdoğan onların muzdarip oldukları dert konusunda samimi bir şekilde hemfikir.

Ama bunu “faiz lobisi” tabirini İngilizceye çevirmeye kalkarak anlatamazsınız, aman bu nota dikkat etsin başbakanımızın etrafındakiler, “interest loby” veya “usury loby” gibi komedilerle derdinizi anlatamazsınız. Bunun tam batı gençliğindeki tabir-i karşılığı “international banksters” dır. Yani uluslararası bankerler. Zira batı gençliği artık bankacılık sistemini iyi çözmüş, bütün normal görünümlü bankaların aslında “banker” olduklarını biliyor, o yüzden bu tabiri kullanıyor.

İşte ABD gençliği ve Avrupa gençliği bir bilseler ki, batı medyasının el ele verip karalamaya çalıştığı bu ülkenin başbakanı “international banksters”lara posta koyuyor, onlar da gider saat gece 3’te hava alanında elde bayrak miting için beklerler.

Çünkü kredi kartı borçları değil mesele, yüzlerce blog da ABD’li ve Avrupalı gençler finansal vampirlerden bahsediyor, onları lanetliyor. Haberleri açınca ise sözde Türk baharı görüntüleri görüp, içkiyi yasaklamaktan bahsettiği iddia edilen bir adam görüyorlar.

Hele hele sözüm ona çevrecilerin köprü yapılmasın, hava alanı yapılmasın gibi abuk sabuk taleplerinden haberleri yok.

Burada en büyük kabahat her zaman olduğu gibi bizde. Tezlerimiz, duruşumuzu tüm dünyaya anlatacak uluslararası formatta İngilizce yayın yapan tv kanallarımız, gazetelerimiz, haber portallarımız yok.

Bu yüzden meydanı boş bulan batı medyası salvo ateşinde bulunur.

Bugün itibari ile Amerikan CNN’i dışında Türkiye’ye sözde Türk baharını getirmeye çalışmak için çırpınan yok, ama bu taktiksel bir geri çekilme olabilir, zira kendi siyaset tarihlerinde hiç bir liderin gece 3’te yandaş veya mandaş, kömür veya mömür ile bile olsa, tekrarlayalım gece 3’te öyle bir kalabalık düzenleyip, yol boyunca her belde de ayrı ayrı miting yapabildiği ve böylesi bir sevgiye maruz kaldığı vaki değildir. Ne Churchill, ne De Gaulle ne de Roosevelt bunu başarabilirdi.

Ayrıca onlar çok iyi biliyor ki, bu işin kömür veya makarna ile ilgisi yok, o işin Türkiye’de sürekli seçim kaybedenlerin züğürt tesellesi.  O kadar kolay olsa idi zaten faiz lobileri kömür-makarna yağdırırdı uçaktan buram buram Anadolu bozkırlarına.

Bu işin “zulme dur deme dürtüsü” ile ilgisi var, Anadolu insanının genetik şifresinde kodlanmış, en iyi bildiğimiz siyasal bilgilerden biri.

Bir de münafığın münafıklığını bilip ispatlayamamanın getirdiği sessiz öfkenin patlaması.

Barış Tarımcıoğlu/Haricihaber.com

Yazan - Haz 10 2013. Kategori Avrupa. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

1 Yorum - “Dış basın Taksim’i terkederken”

  1. ali uğur

    Selam
    yazı bir harika, kapanış ise bambaşka !

    ”Bir de münafığın münafıklığını bilip ispatlayamamanın getirdiği sessiz öfkenin patlaması.”

Yorum yaz

HariciHaber.com Arşiv Taraması

Foto Galeri

gig_g=1
Giriş | Tasarım Gabfire themes