harici haber

Taksim sonrası küresel sermaye çatırdarken

Küresel sermaye böyle çatırdamaya devam ederse ilginç günler dünyayı bekliyor. Ülkemizde Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar böylesi temelsiz, saçma sapan saldırılar devam edecek.

Bir kişilik bozukluğu örneği sergileyerek, insanlar nevrotik bir şekilde “hayat tarzıma müdahale ediliyor” diye yalan yanlış hamamda bayılan tuhaf organizma toplulukları gibi ithal eylemler sergilemeye devam edecek. Bu mutsuz insanların iç dünyalarında muazzam bir boşluk var ve gerçekte “hayat tarzlarını” bir türlü sevemedikleri için “hayat tarzıma müdahale ediliyor” yalanına sarılmak istiyorlar.

Bu tipler yalan uydurmaya devam edecekler, hayat tarzlarına en ufak bir müdahale olmadığı halde.

Dolar inecek, altın çıkacak, borsa panikleyecek, borsa sakinleşecek, altın inecek, dolar çıkacak, asıl küresel sermayeyi kudurtacak olan, Anadolu insanı firasetinden bir şey kaybetmeden, namazına niyazına devam edip üretmeye, televizyonların saçtığı mikroplardan etkilenmemeye devam edecek.

BRICS ülkelerinden kaos haberleri gelmeye devam edecek.

Brezilya’daki karnaval-vari isyan görüntülerini CNN tüm dünyaya duyurmaya çabalayacak, zira Brezilya da, aynen Türkiye gibi IMF’den kurtulmak üzere.

Sonra Hindistan’a sıçrayacak olaylar,zaten bir gang-rape haberleri dolanıyor duruyor batı medyasında, sanki Hindistan’a giden bütün turistler tecavüz tehlikesi ile karşı karşıyaymış gibi lanse edilecek. Zira Hindistan’ın da ekonomisi iyi.

CNN ve uzantıları, aynen bizim durumumuzda olduğu gibi Çin hakkında yalan haberler uydurmaya devam edecek.

Dış basını iyi takip edemeyen “gazetecilerimiz” CNN’e çıkıp şöyle diyemeyecek “HuffingtonPost’ta okuduk, hani size internet haberciliğinde fark atan bağımsız portal, sizin reytingleriniz son 20 yılın dibini görmüş, onun için mi Taksim’den savaş varmış gibi yayın yaptınız, reyting uğruna?”.

ABD’li BostonReviewNet gibi dergiler üzerinden ABD medyası çark etmeye devam edecek, iki “orta-doğu” kökenli muhabirleri Wajahat Ali ve Haroon Moghul’u Türkiye’ye gönderip, “İri medyaya bakmayın, Türkiye’de kriz miriz yokmuş” diyecek.

FinancialTimes ve Economist kıvıracak, “yani Erdogan güçlü ama işte ottoman, falan filan, sultan, diktatör demedik, otoriter dedik ama zaten halifelik kaldırılmıştı, rol model Türkiye filan filan” diye bir sürü zırva fiyakalı lafı evirip çevirecek, bizim basın da bu analizi yalan yanlış çevirip manşetten verecek.

Ülkemiz psikiyatristleri “hayat tarzımıza müdahale var” diye nevrotik yalanlar atanları, histeri krizine girip tencere tava çalanları teşhis ve tedaviye davet etmeyecek.

“Geziye git, 20 puan ekstra veririm sınavda” diyen sözde bilim adamlarının üniversite koltuklarında oturduğu bir ülkede, başbakanın yakınındaki üç-beş “yandaş” medyacının karşısına anti-yandaş çıkarıp horoz dövüşü yaptırmaya devam edecekler. Asıl soruna, yani, Türkiye’nin basın-yayın eğitim müesseselerinin temelindeki marazi yapıya dokunmayacaklar, bu üniversitelerden mezun gençler dış basın organları “saygın” zannetmeye devam edecekler.

Çok basit çeviri hataları yaparak, kendimizi, liderimizi, tezlerimizi, ülkemizi dünya aleme duyuramamaya devam edeceğiz, Başbakan faiz lobisinden bahsederken bunu “interest lobby” diye çevirecekler, dış basın kıs kıs gülüp alay edecek, oysa “Turkey’s leader Erdogan is fighting against “International Banksters” diyebilsek tüm dünyaya, belki ABD’li İngiliz gençler sokaklara dökülüp, “Tayyip bizi de kurtar kredi kartı borcumuzdan” diye pankart açacaklar. Dünya gençliği kredi kartı borçları altında eziliyor.

Küresel sermaye çıtırdarken, ikitellinin sözde ekonomistleri FED başkanının ağzının içinde bakacak, tüm dünya gençliğinin bizim faiz lobisi dediğimiz, onların tabiri ile “international bankster” dedikleri yani uluslararası bankerler dedikleri yani kapitalizm vampirleri tarafından kanları emilmeye devam edilecek.

Üst düzey diplomat ve bürokratlarımızın bazıları bizim bu satırlardaki üslubumuzu diplomasiye uygun bulmadıkları için haricihaber.com’dan bilgi notu edinmeye tenezzül etmeyecekler, hala batılı gazetecilere munis munis dert anlatmaya çalışacaklar.

İngiltere derin devleti, kulağımızı çaktırmadan çekip, “ay valla bizim haberimiz yok, özgür basınımız sizin bakanı dinlediğimiz skandalını özgürce duyurmuş, ah ah, biz gazetecilere karışamıyoruz ki” diyecekler, tam da bir sürü münafık kellenin Türk kanallarında boy gösterip “faiz lobisi de kimmiş?” dedikleri şu günlerde, dünyanın en derin istihbarat servislerinden birinin neden Türkiye’nin en önemli finansal bakanlarını dinlediğinin meselesinin üstüne gidilmeyecek.

TRT son yıllarda yaptığı muazzam atılımlara rağmen kendi yağında kavrulmaya devam edecek, bir İran’ın PressTV’sinin, bir RussiaToday’in yaptığı gibi Türkiye’nin tezlerini gümbür gümbür doğru bir formatta duyuramayacak tüm dünyaya.

Anadolu Ajansı son yıllarda yaptığı muazzam atılımlara rağmen, CNN, BBC gibi kurumlar ile uğraşmaya devam edecek, artık tüm ABD ve Avrupa gençliğinin çoktan alternatif haber kanallarına rağbet ettiğini görmediğinden, bu alternatif kanallar ile işbirliği yapmayıp, tüm dünyada CNN, BBC gibi kuruluşların saygınlığının devamına istemeden de olsa katkıda bulunacaklar.

Küresel sermayenin kabukları çatırdarken, bunlar olacak, ancak insanlık en temel gerçeği unutacak:

Onların bir planı varsa, Allah’ın da bir planı var.

Barış Tarımcıoğlu/Haricihaber.com

global-ekonomi

 

 

 

 

Yazan - Haz 20 2013. Kategori Avrupa. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

1 Yorum - “Taksim sonrası küresel sermaye çatırdarken”

  1. Münir Doğan

    Onların bir planı varsa, Allah’ın da bir planı var. Evet, tek ve değişmez gerçek… Müslümanız diyen bizler bile bazen unutsakta…

Leave a Reply to Münir Doğan

HariciHaber.com Arşiv Taraması

Foto Galeri

gig_g=1
Giriş | Tasarım Gabfire themes