harici haber

Batılı kaynaktan gelen İslamcı-Islamist tabirleri

Amacımız tam olarak ülkemizde bu aralar hararetlenen “İslamcı” tartışmasına girmek değil. Ancak söz konusu bir “sosyolojik tabiri” tartışmak ise unutmamak gerekir ki, her zaman bunun bir de dış uzantısı, kökü vardır. Zaten bizim bildiğimiz kadarı ile tarih boyunca Müslümanlar Kuran-ı Kerim’i yaşamak ve yaşatmakla kendilerini mükellef hissettiklerinden, Kuran-ı Kerim’in tanımladığı mümin tanımından başkasına ihtiyaç duymadılar. Siyasal alanda da, her mümin kendisinin de iyi bir siyasetçi ve asker olduğu siyer ve hadis ilimleri ile sabit olan peygamberlerini(s.a.v) örnek almaya çalıştılar.

Öyleyse bu İslamcı tabiri nereden geldi?

Elbette Batılı kaynaklardan, Türklerin tartışmaya bayıldığı pek çok kavram gibi.

İslamcı sözcüğünün ilk defa Türkiye’de telaffuz edilişi, resmi tarihin dikte ettirilişi gibi muamma katsayısı yüksek bir zamanlama ile mi oldu onu hiç bir zaman çözemeyiz. Ancak şurası kesin ki, batılı pek çok yazar ve düşünür “Islamist” derken neyi kast ediyor önce onu anlamamız lazım.

Zira pek de hoş şeylerden bahsetmiyorlar “Islamist” derken.

Bir kere 19.yüzyıl itibari ile boğazlarına sekülerlik dayatılmış Hristiyanların zaten bu arenada söyleyecek pek bir sözleri yok.

Ancak bu noktada, örneğin azılı bir militan-laikçi, “iyi ama Hristiyan düşüncesinin kamusal alana müdahale etmek gibi bir derdi yok, ama İslam siyasal alana müdahale etmek istiyor”  diye bir itirazda bulunabilir.

Burada tutarlı bir eleştiri varmış gibi gözükse de işin pratiğinde her zaman ki anglo-sakson kurnazlığı ve ikiyüzlülüğü ile karşı karşıyayız.

Siyasi rakipleri tarafından Müslüman olmakla suçlanılan Obama kalkıp rahatça seçim kampanyaları sırasında “siyasi görüşlerinin temellerinin Hristiyan inancına dayandığını” söylediğinde hiç bir medya kuruluşu onu “şeriatçı veya Hristiyanist” olmakla suçlamaz. Zaten herhangi bir savcı da hakkında soruşturma açmaz.

Kentucky Üniversitesinde araştırmacı olan Ihsan Bagby ilginç bir noktaya değiniyor, “eskiden İslamcı tanımlamasını severdim çünkü bu İslamın toplum için özel bir role sahip olmasını savunduğum anlamına gelirdi ama 11 Eylülden sonra bu tabir sürekli militanlıkla, terörizmle bağdaştırılıyor artık” diyor.

The Oxford Encyclopedia of the Islamic World adlı ansiklopedi bile bu tabiri “İslam devleti kurmak için gerekirse şiddet kullanmaktan kaçınmayacak kişi” olarak tanımlıyor. Eh tabi, şaşırmamak lazım, Oxford gibi haçlı zihniyetinin “asil” temsilcilerinin çıkaracağı bir “bilimsel” ansiklopediden başka ne beklenirdi.

Bütün bu zırvalıkların altında Müslümanının siyasete girmesini engellemek yatıyor en basit anlamıyla. Batılının gözüyle Müslüman sabahlara kadar ilahi okuyup fır fır dönerse sorun yok ancak parlamento seçimleri hakkında yorum yapıp, hatta maazallah bilfiil iştirakte bulunursa “Islamist” yaftası yiyor. Bu yaftalamanın altını da özenle oyuyorlar.

İşte biz bugün altı böyle özenle oyulmuş bir tabirin Türkçe’ye devşirilmesi üzerinden tartışıyoruz. Türkiye’deki bu son günlerde iyice hararetlenen tartışma bizi nereye götürür onu bilemeyiz. Şimdilik esen rüzgarlara bakılırsa, çetrefil bir “Ak Partiye çakma” malzemesine dönüşmüş durumda zira tartışmaya girenlerin hemen hepsi kendilerini “mümin” olarak tanımlarlar. Bu yüzden batılı merceğe göre “Islamist” oluyorlar yani tehlikeli ve elini siyasetten çekmesi gereken kişi.

Biz bu kafa ile daha çok İslam modernizmle uygun mu değil türevinden zırva tartışmaları yaşarız, elalem ise istediği gibi siyasetçisini yeterince “Hristiyan” olmamakla suçlayabilir.

Belki de temel hatayı “her şeyi ihtiva ettiğine inandığımız Furkan-ı Kerim’de yer almayan” bir tabiri tartışmakla yapıyoruz. Öyle ya, bir marifeti olsaydı “İslamcı” tabiri Kuran-ı Kerim’de zikredilirdi

Barış Tarımcıoğlu

Yazan - Tem 15 2013. Kategori Avrupa. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

HariciHaber.com Arşiv Taraması

Foto Galeri

gig_g=1
Giriş | Tasarım Gabfire themes