harici haber

İngiltere’nin dindar nesil yetiştirme tartışmaları

İngiltere’de Müslümanlar diğerlerine göre çocuklarına daha fazla dini değer aktarıyor...

Tuhaf bir başlık değil mi? İngiltere’nin Galler bölgesi haber portalı Walesonline.co.uk atmış bu başlığı. Dayandırdıkları haberin kökü ise Cardiff üniversitesinin yaptığı bir araştırma. Bulgularına göre İngiltere’nin Galler bölgesinde yaşayan Müslümanların diğer “ırklara” göre çocuklarına kendi dini inançlarını daha fazla oranda geçiriyormuş. İbadetlerini çocukluktan beri tam olarak yapanların oranı Müslümanlarda %77, Hristiyanlarda %29 olarak geçiyor rapora göre. Aynı şekilde araştırmaya katılan Müslümanların %98’i anne ve babaları ile aynı dine sahipmiş, bu oran Hristiyanlarda %62’de kalıyor.

Ne kadar abes ve anlamsız bir araştırma?

Bir de “Sosyoloji” jurnalinde yayınlanıyor.

Hep deriz ya, bu tarz anketlere de, özellikle batılı kaynaklar tarafından yürütülüyorsa hiç iştirak etmemek lazım, sonra söylediğiniz her söz aleyhinizde delil olarak kullanılıyor işte.

Nasıl okuyacağını söyleyelim bu raporu, ortalama bir İngiliz vatandaşının. Ellerinden geldiğince Müslüman ailelerin çocuklarına dini eğitim vermesi engellenmesi yönünde bir tohum ekilecek zihinlere. Baksanıza dindar nesil yetiştirme konusunda Galler İngiliz bölgesi Müslümanları diğer “rakiplerine” fark atmış gözüküyor.

Acaba İngiltere’de böyle kışkırtıcı araştırmalar çıktıkça bir “katsayı” zırvalığı gibi bir hunharlık gündeme gelir mi? Öyle ya, madem Müslüman aileler çocuklarına “fazla” dini eğitim veriyormuş, bir şekilde bunun önüne geçilmesi gerekiyor demek ki.

İngiltere’de medya üzerinden “28 şubat” zihniyetinin aynen devam ettiğini hep fark ettik, bu tarz bir “bilimsel” çalışmanın yayınlanması yine benzer odakları harekete geçirme amaçlı.

Galler bölgesindeki İngiliz vatandaşlarının %74’ü kendini Hristiyan olarak tanımlarken sadece %7’si kiliseye gidermiş. Galler bölgesi piskoposu Aled Edwards araştırmanın sonuçlarına şaşırmayıp, “batılı kültürlerde aile değerlerinin azalmasına” bağlamış .

Benzer şekilde British Sociological Association’ın yani İngiliz Sosyoloji Birliğinin yayınladığı bir başka rapor var: Nesiller arasında İslam’ın aktarımı:Araştırma tespitleri.

Bu araştırmayı yürüten sosyologlardan biri olan profesör Jonathan Scourfield “Müslüman ailelerin çocukları dinle daha haşır neşir oluyor” demiş.

Ne bilimsel bir tespit ama.

Bizim gözümüzde böyle bilimsel olduğu iddia edilen araştırmalar zerre kadar bilimsel değildir, hiç bir akla da hizmet etmez. Basın kuruluşların atmak istediği manşetleri atmasına yarar sadece.

Haber metninde din eğitimi deyişi ile birlikte Müslüman göçmenlerin çocuklarının sürekli “erken yaşta Kuran öğrenmek üzere Arapça öğrenmelerine” vurgu yapılıyor.

Zihniyet aynı.

Eh, herhalde koskoca “medeni” İngiltere’de Kuran eğitimi belli yaşlardan önce yasaklanacak değil ya, zannetmiyoruz.

Dünyanın her hangi bir yerinde Müslüman ebeveynlerin çocuklarına din eğitimi vermeye kalkması ne hikmetse problem oluyor ancak.

Hristiyan aileler niye böyle değil diye oturup hayıflanmasınlar boşuna. Aydınlanma safsataları altında kendi toplumlarında dini değerleri erozyona tabi tutmanın beşiği, 19.yüzyıldan beri, İngiltere’dir.

Sosyoloji bilimi istendiğinde işte böyle bir toplum mühendisliği silahına dönüşebiliyor.

Bir anne-babanın çocuğuna İslam’ı öğretmesi neden sorun olur, dünyanın herhangi bir yerinde, biz bunu anlamadan dünyayı terk edeceğiz herhalde.

Barış Tarımcıoğlu

Yazan - Ağu 28 2013. Kategori Avrupa. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

HariciHaber.com Arşiv Taraması

Foto Galeri

gig_g=1
Giriş | Tasarım Gabfire themes