harici haber

Bir Anadolu kaplanı kaç geziciye bedeldir?

Çocukluk yıllarından kalma bir benzetme esprisi değil bu sadece. İstanbul da ne de olsa bir “orman”, küreselcisi var, dolar büyücüsü var, darbecisi var…şeytani ne kadar elektro-manyetik dalga varsa bu yöne akıyor.

Gezi olaylarının safrası atıldı, geriye tortusu kaldı. Bu tortu da, kim ne kadar uğraşırsa uğraşsın aksini ispatlamak için, “terörist” bir tortu.

Küresel sistem İstanbul’u yutmak istiyor, İstanbul şizofren olmuş, kimlik krizindem bunalmış, küreselcileri ulusalcı, gerçek vatanseveri dinci zannediyor. Anadolu kaplanına “kıro” diyor.

İstanbul’u küresel sisteme yedirmeyiz, çünkü onların kafasına göre zulüm 1453’te başlamış.

Gezi bitti, dolar büyücüleri saldırdı, saldırmaya devam edecek.

İstanbul sermayesi, İstanbul’a çöreklenmiş kültür-sanat-medya mafyalarına kulak tıkayacak, Anadolu’yu yeniden keşfedecek, buna mecbur, başka çaresi.

Yüzyıllarca buralara kök salmalarının sağlayan tutkalın, Gülhane Hatt-ı Şerif-i Hümayun’dan çok önce, Ayasofya’da kardinal külahı yerine Osmanlı kavuğu tercih eden zihniyette aramaları gerektiğini bilecek.

Ulusalcılık zırvalıklarına kapılmadan, Osmanlı hoşgörüsünü hatırlayacak.

Anadolu’ya geçecek, bırakın köprülere itiraz etmeyi, gönüllü olarak kendileri “köprü” olacak, gerçekten küresel canavarların kendilerini yutmasına direnmek istiyorsa.

Asıl direnmesi gereken İstanbul sermayesi.

İşleri tıkırında. Son 10 yıldır, kazanmadıkları kadar paralar kazandılar.

Buna rağmen çapulculara özendiler.

Çünkü Anadolu kaplanlarından korkuyorlar.

Hiç gerek yokken.

Bunlar olup biterken Anadolu kaplanlarına da ayrı işler düşüyor,  “içimizdeki küreselciler” İstanbul’u bu faizci büyücülere karşı koruyamazken, onlar devreye girip, asıl İstanbul’u onlar korumalı.

İstanbul demek iktidar demek.

İktidar demek istikrar demek.

Anadolu kaplanı silkelenip, Miryokefalon savaşında kimin hangi zaferi kimin duaları ile kazandığını hatırlamalı.

Zulüm 1453’te başladı diyenlere, o tarihi başlatan hükümdarın hocasının, hangi Ankara velisinin sofrasında, tevazu gereği, el pençe divan durduğunu, Anadolu’nun ahilik ve tasavvufun bir arada hamurlandığı bir yer olduğunu hatırlatmalı.

İstanbul sermayesinden korkmamalı, dışlamamalı.

Etiler-Maslak-Levent şeytan üçgenindeki kültür-sanat-medya mafyalarının tetikçi kalemlerini ciddiye almamalı.

Hazirandaki gezi olaylarının birer “tatbikat” olduğunu, önümüzdeki iki yılın ciddi gerilimlere gebe olduğunu bilip, her türlü abuk sabuk tahrikten uzak durmalı, bunları kışkırtacak olanlara prim vermemesi gerektiğini iyi bilmeli.

Asıl zulüm ittihat ve terakkinin bütün tortuları temizlenince bitecek.

İnşaallah bunun için 1453+600=2053’e kadar beklemek zorunda kalmayız.

Bir Anadolu kaplanı, aşağıdaki temsili resimdeki toplantıdaki sümsüklerin dayattığı zincirleri kırmalıdır, başka çaresi yoktur.

Yoksa bu “globalistler” İstanbul’u yutacak.

Barış Tarımcıoğlu/Haricihaber.com

globalist

 

 

 

 

Yazan - Eyl 25 2013. Kategori Avrupa. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

HariciHaber.com Arşiv Taraması

Foto Galeri

gig_g=1
Giriş | Tasarım Gabfire themes