harici haber

Liderler çağı kapanırken

21.yüzyıla girerken güçlü lider kalmıyor, Erdoğan “last of the leaders” yani liderlerin sonuncusu mu?

Artık “liderlik” bitiyor mu? Onun yerine “sosyal medya histerileri üzerinden sanal halk hareketleri mi?” olacak. Bu yüzden daha doğru tabir, “alışageldiğimiz” anlamda liderlik konsepti değişiyor.

Liderin iki seçimi vardır, ya savaş retoriği tutturmak, ya da barış retoriği.

ABD’li bazı köşe yazarları diyor ki, Obama-Ruhani yakınlaşmasına Neoconlar ateş püskürtüyor.

İran derin devleti, İsrail derin devleti, her ikisi de bu yakınlaşmadan, İran-ABD ilişkilerinin normalleşmesinden memnun kalmazlar.

Derin abiler her daim savaş retoriğini seçer.

Lider ise barış’a oynar, zira tribün bunu sever. Normaldir.

İran İsrail’i, İsrail İran’ı öcü gibi göstermek zorundadır, kitleleri yönetmek, yönlendirmek için.

Bu yüzden “barış retoriğinden” haz etmezler.

Obama da kendisine peşin olarak, “avans” bırakılan Nobel ödülünü hak etmek istiyor.

Ruhani de öyle, İran halkı “savaş-öcü” retoriklerinden yoruldu. O da barışa oynamak zorunda.

Elbette neoconlar bundan haz etmez. Obama’ya bütçe darbesi iner, ne de olsa neocon demek lobi demek, ABD kongresi demek lobi demek.

Peki bir lider savaş ya da barış dışında, “teatral” olmayan bir retorik izleyebilir mi?

Bu kadar “samimi” bir lider kaldı mı?

Bu yüzden “Liderler çağı kapanırken” diye bir başlık geldi aklımıza, “Last of the Mohicans” filmi gibi, son mohikan dercesine, belki de Erdoğan için “Klasik manadaki liderlerin sonuncusu” diyebilir miyiz?

Bu gidişle Avrupa’da asla bir De Gaulle ya da Churchill çıkmayacak artık, Avrupa’lı son yıllardaki liderler İngiliz gazeteci Richard Cottrell deyimiyle “kağıttan kaplan”

Barış ya da savaş retoriğine sığınmadan özellikle İslam coğrafyasındaki gönüllere hitap eden bir lider Erdoğan, bu yüzden pek çok “lider” onu sevmiyor.

Bir partinin kongresine hem Turki cumhuriyetlerden, hem Balkanlardan, hem Kürtlerden, Hem Araplardan “misafir” çağıran başka kim olabilir.

Libareller, Muhafazakarlar, Merkel ya da Cameron fark etmez, parti kursunlar bakalım, bırakın başka ülkeleri, başka “kantonlardan” bile kimse ilgi göstermez onların kuracağı siyasi partiye.

Aşağıdaki resim “Türkiye’nin uluslararası arenalardaki siyasi pozisyonu” ile ilgili haber ve yorumlarda bulunan EuroAsiaNews.com ya da Türkçesi ile AvrasyaNews.com sitesinin twitter hesabında yayınlanmış.

Başbakan Erdoğan bir konuşmasında “What good is UN for?” diyor .

20. yüzyılda bir liderin ağzından çıkmış en samimi cümle belki de budur.

Sahi, Birleşmiş Milletler ne işe yarar?

Artık böylesi bir liderlik çağı lazım dünyaya.

Diplomasinin zorla dayattığı “üst dili” ters yüz eden bir samimiyet ve özgüven.

erdogan-bm

 

 

 

Yazan - Eki 11 2013. Kategori Avrupa. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

HariciHaber.com Arşiv Taraması

Foto Galeri

gig_g=1
Giriş | Tasarım Gabfire themes