harici haber

Küresel sistem neden Türkiye’ye saldırıyor?

Dış mihraklar tabiri biraz olsun şu aralar itibar kazanmış durumda, gerçek manada namuslu ve vicdanlı vatanını sevenler Türkiye’nin nasıl bir garabet ile karşı karşıya kaldığını görmeye başlıyorlar. Bundan istifade, küresel sistemin neden Türkiye’yi hedef aldığını biraz irdeleyelim.

Önce şunu bilelim, mesele sadece Türkiye’nin yol yapması, top tüfek yapması, zırt pırt alışveriş merkezi pırtlatması, ekonomi vs. filan değil. Türkiye’nin gerçek manada İslam coğrafyasına rol model oluşunun ama “Ilımlı İslam” gibi safsata bir tabir ile ilgisi yok.

Hele hele monşer zihniyet Arap baharı “fiyaskosu” üzerinden Türkiye’nin İslam coğrafyasına rol model filan olamayacağını tartışa dursun, asıl mesele bundan uzaklarda bir yerlerde, aslına bakarsanız bu aralar gizliden gizliye Anadolu halklarının zihinlerine sokulan ve Yunus Emre-Mevlana kod adlı bir sulandırma operasyonu ile ilgili. Ama bu kaotik ortamda bu “İslamı tuhaf bir spritüel formata sokma tehlikesi” pek ciddiye alınmıyor.

Osya bu Türkiye’nin milli finans sistemine yapılan saldırı kadar ciddi bir tehdit.

Kaseti biraz geri saralım, Ilımlı İslam tabirinin köküne dönelim, zira bu tabiri icad eden Batılı düşünce tankları “moderate” tabirini kullanır, aslına bakarsanız bunu ılımlı diye çevirmek hem hatalı hem kötü niyetlidir.

Gerçek mana gizlensin diye kötü niyetlidir.

Sokaktaki vatandaş “moderate” tabirinden anlamaz, “Ilımlı” demek kulağa hoş gelir. Herkes der ki, “ne var yani ılımlı olmak kötü mü?”

Bir “anahtar” sözcük üzerinden bir “kapı” açılır ve o zihniyet zehirli atıklarını sızdırmaya başlar.

Moderate “çerçevesi ve sınırları bir başkası tarafından belirlenen bir düzlemde hareketlerin kontrolü” demek.

Moderate İslam’da Müslümanın hayat tarzına pek karışılmaz ama “neler yapamayacağının sınırları” çizilmiştir.

Fır fır döner, şarkı türkü okur, ruhsal aydınlanma tripleri üzerinden Yunus Emre ve Mevlana gibi değerli Türk mütefekkirlerine iftira eder, buna mani olunmaz.

Ama ne zaman küresel finans sistemine kafa tutar, hatta bütün alçakça saldırılara rağmen, bu sisteme dik duran bir Başbakanı destekler, bütün dezenformasyon kampanyalarına rağmen,

İşte o zaman “moderasyon” gerekir, zira moderate Islam tabirini uyduran zihniyetin çizdiği çerçevenin dışına çıkılmıştır.

Küresel sistemin saldırı kodları aslında bu kadar basit.

Bal gibi Türkiye rol model, ama öyle laikliği, ılımlılığı, tatlı-su Müslümanlığı üzerinden değil.

Başbakanımızın kendisi ve duruşu rol model.

Elbette bu saatten sonra herkes biliyor “hilafet” tartışmaları sembolik bir tartışmadan öteye gitmez.

Ancak Fas’tan Malezya’ya coşku içinde karşılan liderin kendisi Küresel sistemin tam da hedefinde olacak.

Bize çizilen çerçevenin dışına çıkıp, Suriye’de, Gazze’de, Mısır’da olan bitene sessiz kalmayan bir lider ve onu destekleyen, “kül yutmayan” bir halk elbette küresel sistemin moderatörlerini rahatsız eder, zira bütün İslam coğrafyasındaki halklar “Ne olursa olsun başbakanlarının arkasından duran Türk halkına” özenebilir.

İşte küresel sistemin fedailerini kudurtan bu gerçek.

Halkın yaptığı da 1000 yıldır olduğu gibi, İslam’a ve ümmet bilincine sahip çıkarak, bu yolda yürüyen liderlerine sahip çıkmak.

Küresel sistem çoktan çatırdadı, çökmez zorunda, zira, batıl gelse de geçici olarak, hep Hakk galip gelir eninde sonunda.

Barış Tarımcıoğlu/Haricihaber.com

Globalist

 

 

 

 

Yazan - Oca 15 2014. Kategori Avrupa. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

HariciHaber.com Arşiv Taraması

Foto Galeri

gig_g=1
Giriş | Tasarım Gabfire themes