harici haber

Bilginin fişini elinde tutanlar

Daha önceden belirttiğimiz üzere özellikle ülkemiz gençlerini ve yeni nesilleri bekleyen tehlikelerden biri de “teknoloji tapınması” ve “bilimperestlik” yani gereksiz yere yeni olan her şeye karşı muazzam bir bağnazlıkla bağlanmaktır.

Tam da bu yüzden internet kullanımı gibi iletişim teknolojilerindeki tüm gelişmeler obur bir iştahla karşılanıyor ülkemizde.

İstanbul gibi bir kentte, Iphone kuyruğuna girenler aynen Tokyo ve New York’taki gibi teknoloji zombisi olmuşlar, haberleri yok. Basınımız bu tarz haberleri geçerken çok önemli bir detayı atlıyor genellikle. Yeni çıkan Iphone’un, bir önceki modelinden “zerre” kadar teknolojik gelişmişliği yok. Farklar sadece kozmetik.

Ama kapitalizm canavarı boş durmuyor, “bilimsel gelişme, teknolojik ilerleme” kisvesi altında her türlü beyhudeliği her çeşit topluma yutturuyor.

“internet çocukları beyinsizleştiriyor” sözünü 75 yaşındaki radyo teknolojilerindeki icatları ile tanınan İngiliz mucit Trevor Baylis söylemiş. Çok da doğru söylemiş. Şimdi hemen wikipedia açılıyor ödev yaparken, hemen copy-paste, yazıcıyı gönder, sonra hooop ödev yaptım diye hem ebeveyn, hem öğretmen hem de çoluk çocuk kendini kandırıyor.

Bilgi=Google=Wikipedia gibi bir denklem artık söz konusu, bu korkunç bir tehlike, ama kimsenin sesi çıkmıyor. Google, Wikipedia gibi kurumların elinde “dünyanın bilgisinin” fişi olması neden kimseleri rahatsız etmez, inanılır gibi değil.

Çocukluğumuzda bilgisayarları öve öve bitiremeyen hocalarımız vardı, bir tuşa basacaktık, bütün bilgiler ekrana dolacaktı.

Bütün bilgiler doluyor mu bilinmez ama milyarlarca “elektronik çöp” doluyor, orası kesin.

Araştırma sonuçlarının google tarafından bilmem kaç milisaniyede sunulması marifet gibi gösteriliyor, asıl önemli olanın “araştırma süreci boyunca” öğrenilenler olduğu gerçeği çoktan unutuldu.

Wikipedia için “herkesin katkıda bulunduğu özgür ansiklopedi” diye bir yafta uydurulmuş, külahımıza anlatsınlar. Bir örnek verelim, sıkıyorsa gidin “Armenian Genocide” maddesini değiştirin bakalım, veya bu makaleye bir takım “katkılar” yapmaya çalışın bir kaç saniye sonra neler oluyor?

Yeni nesiller bilgi toplama ve araştırma yeteneklerinin “devasa şirketlerin” kontrolünde mecraların elinde olması nasıl kimseyi rahatsız etmez, inanılır gibi değil. Bu tarz karşı çıkışlar sergileyenler, “vay efendim sen teknolojik gelişmelere karşı mısın” diyen “bilimperest” kitle tarafından susturuluyor. Kelli felli insanlar televizyonlara çıkıp insanları IPhone5’in, Iphone4’ten daha iyi, daha çok “teknolojik” özelliği olduğuna ikna etmeye çalışıyor.

Bizim toplumumuzda oluşan bu tarz bir tehlikenin bir başka boyutu ise “hardware” tutkunu olup işin “software” kısmına pek pas vermemek. Yani işin makinasına ulaşıp, ulaştırıp, bebelerin eline birer tablet verince iş tamam zannetmek. O tabletin içindeki yazılımların ne olabileceği, belki de onlarında da “milli” olması gerektiği fikrini savunan kalemlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor.

Ar-Ge’yi google’a, bilgiyi wikipedia’ya, iletişimi twitter’a, arkadaşlığı facebook’a endeksleyen bir jenerasyon neyi nasıl icat edip geliştirecek, bu cümle içindeki “İngilizce” sözcüklerin birer Amerikan şirketi olup, bilginin fişlerinin ellerinde tuttukları gerçeği tez zamanda görülmeli, “teknolojik gelişmeleri delicesine savunmak” bazı bağnazların elinden alınmalı, teknolojik her türlü gelişmeyi savunan bilimperestlere, “epistemelojin kadar konuş hemşerim” denmeli.

Önemli olan bize dayatılan “bilgi teknolojileri” değil, kendi ar-ge’miz üzerinden neleri icat edebileceğimiz. Trevor Baylis amca doğru söylüyor, bilginin fişini elinde tutanlar öyle istiyor diye internet çocukları beyinsizleştiriyor.

Barış Tarmcıoğlu/Haricihaber.com

Yazan - Oca 17 2014. Kategori Avrupa. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

3 yorum - “Bilginin fişini elinde tutanlar”

  1. Necip Arslan

    Barış bey, gerçekten günümüz Gündelik Hayat dönüşümünü ve Kapitalizmin sömürgeciğini , internet ve teknoloji versiyonunu nokta atışı kelimelerle konuşturmuşsunuz.Vallahi Bilmiyorum Burdaki makalelerden güzel bir derleme kitap olur.Bilimsel-Makale niteliğinde olduğuna inanıyorum.Bu yazınız Tüketim Toplumunun ”Big Brother” ını ne yapmak istediğini anlatıyor. Olabilecek tek hayatmış gibi kurgulanan Tüketilme vurgusunu ve bunun Teknolojinin aklının,İnsanın kendisine saygısının ve bilincinin önüne geçmesini Horkheimer ”Akıl Tutulması” olarak kavramlaştırırken,Marcuse, ”İnsanın Tek boyutluluğu”olarak kavramlaştırıyor.Günümüz dünyasında belki yararlı yönleri çoktu teknolojinin ancak aynı zamanda da bir modern köleliğinde vurgusuydu.İnsanın akıl davranması için, Ekonomik gücüm ne kadar, ne alabilirim, ne kadar vakit geçirmeliyim tekonoloji karşısında gibi gibi sorulara cevap vermesi lazım.Son model ıphone 5 alıpta kredi kartı borcu altına girip evine haciz gelen manyaklardan olmamak lazım.Bu dönem İnsanların Gelecek yaşamındaki yıllarını köleleştirmek, dikkatle altını çiziyorum.Gelecekte kazanacakları paralarını da sömürmeye yöneliktir.Ben size şu kitabı öneriyorum.İletişim fakültesinde bize okutuldu. Büyüsü bozulmuş Dünyayı yeniden büyülemek ayrıntı yayınlarından yazarı,RITZER G. yararlanabilirsiniz..Sevgilerim ve Saygılarımla. Sizinde birgün bir kitap yazmanız yada bir gazetede köşeyazarı olmanız dileğiyle ve duam ile.

    • admin

      Teşekkürler güzel sözleriniz için, Marcuse ve Horkheimer okumuştum da Ritzer’i bilmiyordum, bakmak lazım sağ olun. Big brother meselesi önemli artık cidden, herkes bunu kabullenmiş bile, “ay ne güzel teknoloji” diyorlar…

  2. ali uğur

    Ağabey asıl biz teşekkür ederiz değerli çalışmalarınız için.Necip Beyin fikirlerine katılmakla beraber kitap ya da gazete köşe yazarlığını şiddetilen desteklemekteyim.
    Selametle…

Yorum yaz

HariciHaber.com Arşiv Taraması

Foto Galeri

gig_g=1
Giriş | Tasarım Gabfire themes