harici haber

İthal Osmanlı gazı hazımsızlık yapar

Şimdi bu aralar Ukrayna’da gezi olayları var ya, sordular, Kırım’ın Ukrayna’dan ayrılıp Türkiye’ye bağlanması söz konusu olur mu diye? Bu tarz haberler dikkat edelim dedik, zira bunlar sürekli Osmanlı hayaletini diri tutup, Türk dış siyasetini zora sokma, sürekli civar komşularımızda Türk paranoyası oluşturma projeleridir.

Bunun ilk belirtilerini 2 sene önce görmüşüz ki, o zamanlardan yazmışız, İthal Osmanlı gazı hazımsılık yapar diye başlık atmış.

Şunu da belirtmek lazım, elalem yetenek sizsiniz filan izlerken biz gecenin bir körü tefekkür niyetine “Aylardan Ağustos Günlerden Cuma” diye mehteranların yeri göğü, yedi düveli inlettiği şarkılar dinleriz, bundan “zevk” alırız.

Amma velakin, dış siyaset başka bir “Anglo-Sakson” vari soğuk kanlılık gerektirir.

Bu yüzden ricamız, basınımızın bu tarz “Kırım’ı da alıcaz” tarzından haberlere itibar etmemeleri…

İthal Osmanlı gazı hazımsızlık yapar

Dış basınla mücadele etmemizin gerekliliği, etrafımızı çevreleyen komşular ile ilişkilerimizin geldiği bu hazin noktada, önemini artırıyor. Zira bizim medyamızın büyük bir bölümü, kendi içimizdeki “sıfır sorun politikası” fikriyatı üzerinden hükümete çakmakla meşgulken, batı medyalarında son aylarda tırmanan terör hadiseleri ile ilgili haberler geçerken bile “ithal Osmanlı” gazı vermeye devam ediyorlar.

Bu gazı kime veriyorlar? Alana. Kim veriyor? Özellikle İngiliz ve ABD basını. Osmanlının torunları değil miyiz, ne duruyoruz, Türk tankları gitsin Şam’a!

Bu aralar en çok yapmamız gereken bu gazın verildiği vanayı kapamak ama maalesef gerek komşularımızın şımarıklığı, gerekse gelen şehit haberleri bizi daha çok duygusal yapıyor besbelli, bu ithal “Neo-Ottaman” gazı bizde hazımsızlık yapıyor.

Durum bu aralar cidden vahim, o yüzden Dış basınla mücadele taktikleri açısından, mesela, batılı gazetecilere PKK’nın açılımının “Kurdistan Workers Party” olmadığını anlatmak ile vakit kaybedemeyiz, zira daha önemli işlerimiz var. Gerçekten de milyonlarda Avrupalı genç, sağa sola bomba atıp karakollara saldıran teröristleri “işçi partisi üyesi gençler” zannediyor hala.

Ancak bu son terör olayları verilirken bile dış basında, ısrarla bize bir “Osmanlı” gazı vermeye çalışıyorlar, bu çok tehlikeli.

Yaklaşık son 2 yıldır bu veriliyordu maalesef bizim uyarılarımız ciddiye alınmadı, milletçe bu gazı çok yedik gereksiz yere. İran bir sorun mu çıkartır gibi oluyordu, hemen Yavuz’un tokadından bahsettik. İsrail mi palazlandı, zaten Abdülhamit dedemiz de bunlara tavrını koymuştu. Suriye şımardı mı? Zaten vilayetimiz değil miydi orası. Kellfi felli yazarlarımız Esed ilk sapıtmaya başladığında cidden Türk tanklarının Şam’a gitmesinden bahsetti.

Bütün bunların öncesinde 2011 seçimlerinin rüzgarı ve Türk ekonomisinin iyi gitmesi ve başbakanımızın uluslararası arenalardaki karizması hep hoşumuza giden şeylerdi ancak “dış basın” bizi iyice gaza getirip şımartırcasına hep bu yeni ivmeli, derinlikli stratejileri ve politikaları çaktırmadan “Osmanlı yeniden hortluyor” başlıkları ile verdi. Bizim sırtımızı kaşıdı, Arap dünyasını iyice gerdi.

Ama asıl başarıları özellikle Avrupalı okurların kollektif bilinçaltındaki yüzlerce senedir uykuda olan “Türk-Osmanlı” korkusunu uyandırdı bu Neo-Ottoman mesajları.

Çıkıp diyemedik o zamanlar, “ne gerek var Osmanlı gazı filan, tamam ecdadımızı severiz ama çevre ülkelerin sorunlarına eğiliyoruz artık diye boş fanteziler kurmayın”

Osmanlı siyasetini çok uzun vadeli planlar üzerinden kurardı, sağa sola tokat atmak gibi basit agresiflikler üzerine değil.

Yani bizim milletin Şam’ı vilayet yapma, Acem’e de Yavuz sillesi atma hayalleri ve hevesleri kursaklarında kalmışken, bugün itibari ile Avrupalılar çok daha tehlikeli bir noktadalar. Türklerden “cidden” nefret ediyorlar. Bu işin şakası yok. Google News’a son PKK olayları ile ilgili çıkan haberlere bakın, sonra altındaki yüzlerce yorumu okuyun.

Zaten eskiden de “terör” haberi verirlerdi ama artık öyle bir havada sunuyorlar ki, “Kürdistan İşçi partisi isyancıları” Kürt halkının meşru taleplerini savunuyormuş, aynen diğer faşist Orta-Doğu diktatörlükleri gibi Türk ordusu durup dururken zulüm yapıyormuş. Elbette tatil köyünden dışarı çıkmayan Avrupalı turist gazetede okuduğuna inanır, başka ne bilecek Türkiye’de olan biten hakkında.

Haberi böyle okuyan ve son 1-2 yıldır “Osmanlı hayaleti” ile korkutulan Avrupalı iyice nefret kusmaya hazır hala geliyor, Türkiye’nin atacağı her adıma karşı.

Ne kadar tez canlı ve sabırsız bir milletmişiz.

80 yıl sen kafanı kuma göm, İslam coğrafyasından seni koparsınlar, sen de muaasır medeniyet ayağına bu palavrayı yut.

Ondan sonra 3-5 sene içerisinde darbeci medyalar, barolar, paşalara karşı zafer kazan. Nasıl bir zaferse, orası ayrı bir  yazı konusu ya…neyse…

Eee?

Ee sonra tüm Arap ülkeleri, “vay ne güzel dondurulmuş Hilafetin buzunu beraber çözelim, Türk abilerimiz bizi tekrar yönetsin” desinler…

Cidden yani bunu mu bekliyorduk?

Osmanlı stratejisi sağa sola tokat atmaktan ziyade ince diplomasiyi “senelerce” gergef gibi işlerdi, öyle hemen az bir gazla hareket etmezdi.

İşte etrafımız arap-kürt baharları ile çevriliyken, hiç zurna çalmadan, hiç kös vurmadan, çok derinden ve çok sessizce politikalarımız yürütmek lazım, “stratejik derinliği” çıt çıkarmadan daha da derinlere indirmek lazım.

Candaşıyla, yandaşıyla dünyanın en çığırtkan, en fevri, en duygusal medyası bizdeyken bunu nasıl başaracağız, onu bilen varsa söylesin.

Barış Tarımcıoğlu

Yazan - Oca 31 2014. Kategori Avrupa. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

HariciHaber.com Arşiv Taraması

Foto Galeri

gig_g=1
Giriş | Tasarım Gabfire themes