harici haber

Batı medyasının mahalle baskısı ile olan imtihanı

Yandaş-candaş ayrımlarının bizim medyamızı daha da beter keskinleştirip, tarafların durdukları pozisyonları iyice bulanıklaştırdığı bu günlerde “medyaya baskı” türevinden tartışmalar batılı kaynaklarda da yapılıyor. Hadi burada medya patronlarının ali menfaatleri ve onların altında çalışan bazı satılık-yılışık kalemler devrede ancak batılı bir gazeteci niye “İslam hakkında haber yaparken kendimi özgür hissedemiyorum” diyor bunu incelemek lazım. Batı medyasında hiç bir patronun “İslami bir hükümetle” veya “laik ordu” ile çıkar ilişkisi olamaz ki zaten, kim bilir?

Geçen hafta BBC’nin genel müdürü Mark Thompson, İngiliz gazetesi Daily Mail’e verdiği bir mülakatta, “İslam hakkında haber yaparken sürekli diken üstündeyiz, acaba tepki alır mıyız diye korkuyorum, Hristiyanlık ile ilgili bir haber yapılacaksa, çok daha rahatım” dedi.

İngiliz basını işi daha da karman çorman hale getirmeye dünden hazır. Bu BBC’nin “patronun” verdiği mülakata bir sürü yorum ve tepki geliyor ve temel dert “ırk ve dini” birbirinden ayırmak olmalıymış. Yani ırkçılığa yol açacak bir haber verilmemesine gayret gösterilmesi normal olmalı ancak “din aleyhine haber yapıcam” diye bir gazetecinin ödü kopmamalıymış.

İngiliz kafası malumunuz her argümanı derinliğine analiz bahanesi ile daha da karmaşık hale getirmeye bayılır.

BBC şefinin sözlerine biraz daha kulak kabartalım:

Thompson’a göre “Hristiyanlıkta çok daha fazla tolerans var ve ülkemizdeki göçmenlerin çoğu Müslüman ve diğer ırklardan oldukları için işler karışıyor, İslamın peygamberi ile ilgili bir komedi şovu yayınlarsak o kadar tepkiler gelir ki, duyan da sanır ki çocuk pornosu yayınlamışız, bize bazen Müslüman izleyicilerimiz tepki veriyor ama bu tepkiler arasında şöyle farklar olabilir, mesela insan dese ki, “Sizi eleştiriyorum” bu normaldir. Ancak bu tepkilerin bazen şöyle bir havası var sanki, “Sizi eleştiriyorum bir yandan da Ak-47’min şarjörüne mermi dolduruyorum”

What?

Gerçekten bir yorum katmadan aktarıyoruz BBC’nin tepesindeki ismin sözlerini. Hani şu “saygınlığı” yedi denize hakim olan İngiliz medya kuruluşu ki ülkemizde hemen her kesimden medyacıların, basın insanlarının baş tacı ettiği, formatını ithal ettiği kurum.

“Biz İslam hakkında haber yaparken çok duyarlı davranıyoruz” yalanı altında bir yığın safsatayı Daily Mail gibi bir gazeteye söylemek nasıl bir kışkırtma kültürüdür? Milyonlarca Hristiyan, “bizim günahımız ne, niye bizle ilgili haber yaparken duyarlı davranmıyorsunuz?” demez mi?

Ayrıca İslam ve medya üzerine konuşurken, izleyici tepkilerinden bahsederken Ak-47’den bahsetmek nasıl bir zihniyettir? Ak-47 bizdeki adıyla keleş tüfeği. Batı medyasından bu imge “İslami terör” ile eş değerdir. Oturup uzun uzun bu imgenin semiyolojik kökeni üzerine konuşulur ama bizce gereksiz.

Peki BBC başkanı böyle der de Amerika’daki kuzenleri ne yapar? New York Times, kendi iddialarına göre Anti-Katolik bir reklamı rahatça yayınlayabilirken, Anti-İslamcı bir reklamı yayınlamaktan çekindiklerini söylüyorlar. “Bu konularda daha duyarlı olmamız lazım, zira İslam karşıtı bir ilan yayınlarsak, hele hele bugünlerde, Afganistan’daki birliklerimizin hayatı tehlikeye girebilir.” diyorlar, özürleri kabahatlerinden büyük edası ile.

New York Times artık kurnazlıkta sınır tanımıyor, bu haber çok daha fazla yankı buluyor, söz konusu reklamları yayınlamaktan ziyade. Elbette ABD’de binlerce twitter veya blog hesabında, New York Times’ın yayınlamaktan çekindiği reklam çok daha popülerleşerek yayınlanmış oluyor.

Reklam dedikleri de kendini “barış aktivisti” olarak tanımlayan üç-beş tipin “İslam’dan çıkabilirsiniz, özgürlüğünüzü seçin, gerici olmayın bu çağda” türünden zırvalamaları.

Dakikasında “İşte New York Times’ın yayınlamaktan korktuğu ilan!” diye yayınlanmış her yerde, Yahoo news başta olmak üzere, sosyal medyada “popüler” oluvermiş, ABD gençliğinde bir hava var ki sormayın, sanki hepsi laikliği kurtarırcasına, Cumhuriyet mitinglerine koşuyorcasına, bu tuhaf ilanı facebook duvarlarına yapıştırmışlar, yapıştırdıkça daha da bir kenetlenmişler sanki “gericiliğe” karşı.

Biz de “ay imdat sokakta eskiden lıngır lıngır şişeler içebilirdikdi, ayol dostlar yetişin mahallemizde teyzeler artık kızıyor, sanatçımız elden gidiyor, otobüslerde öpüşürdükdü eskiden, artık şöfor amcalar dövüyor” şeklinde vuku bulan mahalle baskısı serzenişleri, Batı medyasında çok daha kurnaz ve sinsi bir silaha dönüşüyor, ister BBC olsun ister New York Times, bu mevzu üzerinden kendi kamu oylarını Müslümanların aleyhine kışkırtmayı çok daha “felsefi” bir boyutta yapabiliyorlar.

Barış Tarımcıoğlu

Yazan - Mar 12 2014. Kategori Avrupa. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

HariciHaber.com Arşiv Taraması

Foto Galeri

gig_g=1
Giriş | Tasarım Gabfire themes