harici haber

Derme çatma çatıları Müslüman halklar yutmaz

Müslümanları bekleyen tehlikeler adlı yazı dizilerimizde hep “Siyasal İslam” diye uydurulmuş olan tabirin bizim için oluşturduğu tehlikeden dem vurmuştuk.

Buradaki asıl gayenin Müslümanın siyaset alanından, dolayısıyla her türlü yönetimden el ayak çektirilmesi olduğunu belirtmiştik.

İşte tam da bu aralar tartışmaların etrafından döndüğü “çatı aday” meselesi bu konuya ışık tutuyor.

Bir tarafta ümmetin sorunlarını kendine dert etmiş ve 1000 yıllık bir devlet yönetme geleneğinden “uygun olduğu ölçüde” referans alan, Müslüman kimliğini siyaset yaparken gizlemeyen bir lider adayı var.

Diğer tarafta ise İkitelli medyasının acemice parlatmaya çalıştığı “saygın” bir “alim” var.

Sayın Erdoğan’ın adaylığını duyurduğu anlarda Hürriyet gazetesi çatı adayın “Hat sanatı tabloları” önünde çekilmiş fotoğrafını servis ediyor.

Sanki bu haberin okuyan iki Nişantaşılının şu mübarek öğle sıcaklarında, buzlu frappelerini yudumlarken, “Ay şekerim işte bu halk istedi, bizimkilerde dinci birini aday gösterdiler, daha istiyorlar ayol, bak adamın hat sanatı tabloları önünde fotoğrafları da var, daha ne işte” dediklerini duyar gibiyiz.

İşte bu “Hat sanatı tabloları” önünde fotoğrafı servis edilen saygın alim, tvlere çıkıp Filistin meselesi konusunda tam da İkitellili, Nişantaşılı gönüldaşları ile aynı vahim sözleri sarf ediyor, insan acaba bu gönüldaşlığın ötesinde bir akrabalık ilişkisi mi var diye düşünüyor.

Bunları kafasında Müslüman şöyle olmalı:

Hat sanatı ile ilgilensin;

Eteklerini kabartarak fırıl fırıl dönsün;

Tesbih kolleksiyonu yapsın;

Arabesk-Taverna müziklerine yapmacık bir üslupla sözüm ona “İslami” sözler yazsın, türküler okusun,

Ebru sanatlarını sağa sola serpsinler;

Eh, arada bir Cuma namazına gidip halkı selamlasınlar;

5 yıldızlı otellerde israfın doruğa çıktığı abartılı-şaşalı iftar “banquet”leri versin;

Amma velakin sakın ha sakın, Filistin meselesi üzerine İsrail’i üzecek tek kelime etmesinler.

İşte “Çatı Aday” asıl derdini söylüyor, o da Filistin meselesi üzerinden Türkiye’nin kafasını kuma gömmesini istiyor.

Müslüman kardeşlere destek vermeyişinden belliydi.

Bunların kafasındaki “Cumhurun başkanı”, politik gerçeklere gözlerini yummuş olmalı.

Ümmetin sorunları ile dertlenen Müslümanların icraatlarını frenlemeli.

Kısacası vesayet sisteminin imdat freni olmalı.

İşte bunları “kucaklayıcı” çatı adaydan kast ettikleri bu.

Bir de hat sanatı tabloları önünde fotoğraf verirlerse, konu kapanır.

Bu millet bunu yer mi?

Yemez de;

Asıl tuhafı bunların hala “yedirebileceklerine” dair bir umut taşıyor olmaları.

Her zaman ki gibi pasaportunu taşıdıkları ülkenin halkının zekasıyla alay ediyorlar.

Çatlasalar da, patlasalar da bu millet “gerçek” liderlere oy verir.

Gerçek liderlerde içlerinde yaşadıkları coğrafyanın sorunlarını kendilerine dert edinirler, bu çok normaldir.

Bunun için “Siyasal İslamcı” olmak gerekmez.

Zaten öyle bir şey de yok, sadece samimi olan Müslüman var, bir de samimi olmayan.

Samimi olanı Kahire’den, Gazze’den, Arakan’dan gelen zulüm haberlerini duyunca, hiç olmazsa dertlenir, bir şeyler yapmaya çalışır.

Bu millet de zaten samimi olanı sever, onu seçer.

Barış Tarımcıoğlu

viyana-da-basbakan-erdogan-a-destek-mitingi

 

 

Yazan - Tem 4 2014. Kategori Avrupa. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

1 Yorum - “Derme çatma çatıları Müslüman halklar yutmaz”

  1. Demirci

    cumhurbaşkanı omalı liderin
    yoksa milyar dolarların hesabı “sıfırlanana kadar” sorulur.
    sanma dünya yapılanlar hep unutulur

Yorum yaz

HariciHaber.com Arşiv Taraması

Foto Galeri

gig_g=1
Giriş | Tasarım Gabfire themes