harici haber

Türkiye’nin Kültür-Sanat mafyasına dur demek

Diğer mafyalardan kurtulduğumuz gibi Kültür-Sanat mafyasından da kurtulmanın zamanı geldi.

Bir sanatçı bir ülkenin Başbakanının davetine icabet edince neden linç edilir?

Son yıllarda normalleşme adını Türkiye’de pek çok önemli gelişme oluyor, devlet içinden safra kesesi atar gibi çetelerle, mafyalarla mücadele ediyor ama Türk toplumunun başına tebelleş olmuş en derin ve köklü bir başka mafya türü ile bir türlü hesaplaşamıyoruz : Kültür-Sanat mafyası.

Bu Kültür-Sanat mafyasının merkezi İstanbul’dur ve temel hedefleri muassır medeniyetlere yakışan ve içinde yaşadıkları toplumun tarihsel ve coğrafi mirası ile beslenen bir kültür üretiminden ziyade, sürekli kendi şizofren yalnızlıkları ile içinden çıktıkları toplumun değerlerine saldırırlar.

Mafyalaştıkları ve Türkiye’nin Kültür-Sanat üretim odaklarına çöreklendikleri için sadece kendileri gibi düşünen “sanatçıların” peydahlanmasına, meşhur olmasına izin verirler.

Bu mafyatik, sözüm ona sanatçıların belli başlı ortak noktaları vardır :

Alkol tüketimi, kadın bedeni çıplaklığı ve evlilik dışı ilişki gibi post-modern ikonografik malzemeleri, medeniyet ve gelişmişlik şiarı olduğunu zannederler; eserlerinde sürekli bu temaları döndürürler ve bu mentaliteyi eleştirenleri de gericilikle suçlarlar.

Anadolu halkının tercihlerine karşı sürekli bir tepeden bakma ve kibir halet-i ruhiyesi içindedirler, bu yüzden Anadolu halkının siyasi tercihleri karşısında kudururlar;

Bu yüzden Başbakanımızdan ölesiye nefret ederler, Anadolu halkının siyasi tercihleri konusunda daha da kararlı ve azimli olacağını bildiklerinden Türkiye’nin sosyo-ekonomik anlamda gelişmesinden ödleri kopar;

Türk ordusunun modernizasyonu bu sözüm ona sanatçıların hiç umursadıkları bir şey değildir;

Marmaray’da bir kaza olsun diye gizli gizli umut ederler;

Hızlı trenler, yollar, köprüler yapılmasın isterler;

Kendi bayağı ve vıcık vıcık rant düzenleri bozulmasın diye kendileri gibi olmayanların, kendileri gibi düşünmeyenlerin sanat eğitimi almalarından rahatsız olurlar;

Bu gibi “Anadolu evlatları” Kültür-Sanat dünyasında söz sahibi olmasın diye her türlü ayak oyunu yaparlar, mafyalaşmanın doğası zaten bunu gerektirir.

Aralarında bazıları bu alçakça sistemi sorgulamaya başlayıp, bir nebze olsun vicdan sahibi olmaya başlayınca hemen topa tutulur.

İşte bugün itibari ile sosyal medyalarında Başbakanımızın davetine icabet eden sanatçıların lince tabi tutulmasının sebebi budur.

Bu mafyatik zihniyet linç kültürünü çok iyi bilir, bunu yaparken vicdan seviyeleri orta-çağ engizisyon mahkemlerini aratmayacak kadar vahşidir.

Bu mafyatik zihniyet zaten aslında, Türk halkını 80 senedir, kendilerinin de “Türk” olduğuna dair kandırmaktadır, oysa hiç birinin kökensel olarak Anadolu halkları ile ilgisi yoktur.

Bu yüzden sadece “kendi akrabalarını” Kültür-Sanat pencerelerinde görmek isterler,

Kendileri ise sürekli kökenleri gizlediklerinden, hem medya çevrelerini hem de halk kitlelerini sürekli kandırdıklarından nevrotik bir yalnızlık içindedirler, Anadolu halklarının kültür köklerine yabancı olduklarından sürekli “nerede durduğu belli olmayan, güdük ve bayağı” eserler üretirler.

Ama zaten mafyalaştıkları ve Kültür-Sanat üretim ve tüketim merkezlerinin pek çok noktasına hakim olduklarından, bu güdük ve bayağı eserleri halkın önüne zorla koyarlar.

Bu sistemin dışından gelen hiç bir sanatçıya hayat hakkı tanımazlar.

Bu sistemin azcık dışına çıkan, mesela Başbakanımızın iftarına katılanlarını hemen dışlarlar.

Mafyatik düzenleri bozulacak diye ödleri kopar.

Burada asıl iş Türk halkına düşüyor.

Türk olmadığı halde Türk gibi davranmaya kalkıp, Türk kimliğinin kimyasını bozmaya kalkan bu sanatçı müsveddelerinin hiç bir Kültür-Sanat ürününü tüketmeyecekler.

Bu konuda devletimize düşen ise Kültür-Sanat ağlarını bu mafyatik yapılardan temizleyecek ve bu alanlardaki eğitimleri tam anlamıyla demokratikleştirecek.

Barış Tarımcıoğlu/Haricihaber.com

buyuk_turk_kahve_kulturu

Yazan - Tem 23 2014. Kategori Avrupa. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

1 Yorum - “Türkiye’nin Kültür-Sanat mafyasına dur demek”

  1. mr t

    Ankara büyük şehir belediyesi başkent tiyatrosu tüm bu kültür sanat mafyasının karşısında sanat yapmaya devam ediyor. Oynadığı ve yazdığı “yunus emre” “hacı bayramı veli” gibi oyunlarla hem öz kültürümüzü yeni nesillere anlatmakta, hemde tiyatronun ve sanatın küfür etmeden, gerçekleri çarpıtmadan, kalbi duygularla da yapılabileceğini ısrarla devam ettiriyor.

Yorum yaz

HariciHaber.com Arşiv Taraması

Foto Galeri

gig_g=1
Giriş | Tasarım Gabfire themes