harici haber

Avrupa birliğinin azicliği ve samimiyetsizliği

Fransa’daki Müslümanlara yönelik iş hayatı ayrımcılığı haberimizden sonra aynı durumun İngiltere için de geçerli olduğunu hem Al-Arabiya’dan hem de Guardian’daki haberlerden öğreniyoruz. İngilizler etnik sorunlar ile bin yıldır boğuştuklarından, Fransız kuzenlerine oranla göçmenlere daha fazla ayrıcalık tanımayı bilirler. Ancak bu yaklaşım sadece kağıt üstünde kalır, özel sektör de son yıllarda gittikçe artan İslam düşmanlığından nasibini alır.

İngiltere’de de Pakistan ve Bangladeş kökenli İngiliz vatandaşı kadınlar iş bulabilmek için başörtülerini açmaları gerekiyormuş. İngiliz işçi partisinden milletvekili David Lammy konunun vahametini vurgulayan bir açıklama yapmış, bu durumun 21.yüzyıl İngiltere’sine yakışmadığını söylemiş. Ayrıca böyle göçmen kökenli kadınlar iş başvurularında şanslarını arttırmak için kulağa daha “Anglikan” gelen isimler alıyormuş.

Tıpkı Fransa’da “Mary’e iş var Hatice’ye iş yok” haberimizde olan bitenler, İngiltere’de oluyormuş.

Konuyla ilgili araştırmaya devam ederken Reuters’da ilginç bir analize denk geliyoruz. Avrupa birliği komisyonu üyeleri derin derin araştırmalar yapıp, Avrupa ülkelerinde din temelli ayrımcılığın varlığını dehşetle gözlemişler ama bu sorunu ortadan kaldırmak için ne yapılması gerektiğini bilmiyorlarmış.

Leuven Katolik üniversitesinden Marie-Claire Foblets “İnsanların dini kimliklerine iş hayatında saygı gösterilmez ise onların potansiyellerini kaybetme riski olduğunu” söylemiş.

Avrupa komisyonundan Andreas Stein araştırmanın sonuçları ile ilgili olarak şartların, gerek ekonomik, gerekse siyasi açıdan 2000 yıllarda gibi olmadığını, zor zamanlardan geçtiklerini söylemiş.

Tipik bir acizliğini kabul etmeyip zeytinyağı gibi üste çıkma dürtüsü.

Aslında şöyle demek istiyorlar “11 Eylülden sonra bahanemiz var artık, etrafta başörtülü göçmenler filan görmek istemiyorduk zaten. Hem ekonomimizde kötü gidiyor, herkesi işe alacak değiliz ya”

Acizliklerini, çözümün ne olduğunu bulamadıklarını açıkça söylemelerine rağmen neden bu kadar zahmete girip “sosyolojik saha araştırmaları” yaparlar onu hiç anlamıyoruz.

Çözüm basit, kibirlerine bir belgesel film süresi kadar, yani 1-2 saat kadar, gem vursunlar, dönüp Osmanlı’ya baksınlar farklı kültürleri nasıl bir arada tutmuş Osmanlı

Ama haklılar onlar neden baksınlar ki, ülkemizin kelli felli aydıncıkları bu aralar Osmanlı’ya hakaret etmeyi bir görev edindiler.

Avrupa birliğinin samimiyetsizliğini bu kadar net bir biçimde vurgulayan analizlerin Reuters’da yayınlanması ilginç.

Barış Tarımcıoğlu/Haricihaber.com

/p

Yazan - Eyl 12 2014. Kategori Avrupa. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

HariciHaber.com Arşiv Taraması

Foto Galeri

gig_g=1
Giriş | Tasarım Gabfire themes